Facebook'tan ceset fotoğrafları için açıklama geldi ama...

Aynı gün, Facebook'un Türkiye'deki yetkilileri benimle irtibata geçti ve sözünü ettiğim adresleri ve fotoğrafları göndermemi istedi.

Geçtiğimiz çarşamba günü bu köşede “Bir özgürlük alanı olarak Facebook, Twitter ve Kürtler” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Jandarma ve polis özel harekat mensubu bazı kişilerin açtığı sayfalarda korkunç fotoğraf ve yorumların yer aldığını söylüyordum: “Jandarma Özel Harekat’ın (JÖH) birden çok Facebook sayfası var. Yüreğiniz kaldırıp da bakabilirseniz daha bir çok feci ceset fotoğrafı ve korkutucu yorumla karşılaşırsınız. Tarif edebileceğim ya da bir bölümünü alıp buraya koyabileceğim türden değiller, inanın.

Okullara girip tahtaya “İtaat et” yazanlardan ve paylaşanlardan söz etmiyorum. Zira söz oraya gelemiyor bile. Kan ve şiddetin görünür halinden, parçalanmış ceset fotoğraflarından bahsediyorum. Altındaki övücü yorumlardan bahsediyorum.Kullanılan sıfatlardan bahsediyorum. Öldürme aşkının en alçak ifadelerinden söz ediyorum.

Onlar o Facebook sayfalarında, o Twitter adreslerinde öylece duruyor.

Öyleyse bu nasıl oluyor Facebook ve Twitter yetkilileri?”

Bunun üzerine aynı gün Facebook’un Türkiye’deki yetkilileri benimle irtibata geçti ve sözünü ettiğim adresleri ve fotoğrafları göndermemi istedi. Hem adresleri hem de o korkunç fotoğrafları gönderdim.

**

Bunlarla ilgili Facebook’un merkezinden gelen açıklamayı dikkatinize sunuyorum: “Facebook’ta şiddeti öven içeriklere kesinlikle yer yoktur. Nefret söylemi, şiddet tehditi gibi içerikleri yasaklayan kurallarımız ‘Topluluk Standartları’ başlığı altında açıklanmıştır. Yeri gelmişken Facebook’un şikayet politikasını da netleştirmek isteriz. Global topluluğumuz her geçen gün büyüyor. Bu topluluk şiddet içeriklerinden ari tutmak son derece zorlu bir iş. Bunun için insanların karşılaştıkları bu tür içerikleri bize bildirmelerine güveniyoruz. Bir içerik bize şikayet edildiğinde, bunu inceliyor, kurallarımıza aykırı ise kaldırıyoruz. Bir içeriğin bir kez ya da 100 kez şikayet edilmesinin bir önemi yok. Eğer söz konusu içeriz kurallara uymuyorsa kaldırılır. Tüm şikayetler çok iyi eğitilmiş, birden çok dil konuşan tarafsız kişilerce inceleniyor. Topluluk Operasyonları ekibimizde anadili Türkçe olan ve içerikleri yerel kavramlar içinde yorumlayabilen kişiler de var.

Bir içeriği kaldırdığımızda, sayfanın sahibine bunu bildiriyoruz ki tekrarlanmasın. Eğer o kişi bu tür içerikleri yayınlamaya devam ederse onu engelliyor ya da hesaplarını askıya alıyoruz.  

Sıradan bir hafta içinde bize milyarlarca şikayet geliyor ve nadir de olsa ekiplerimizin doğru hareket etmediği durumlar olabilir. Böyle durumlarda hatamızı telafi eder, özür dileriz.

Dikkatimize sunduğunuz hesaplardaki içerikleri inceledik ve iki tanesini sildik. Çünkü o ikisi zaten tarafımıza şikayet edilmiş, Topluluk Operasyonları ekibinin inceleme sürecine girmişti. Fakat ilettiğiniz diğer içerikler Facebook kullanıcıları tarafından hiç şikayet edilmemişti ve dolayısıyla ekiplerimiz bu konuda bir adım atmamıştı. Facebook’u iyileştirmek için her gün çalışıyoruz ama bunu tek başımıza yapamayız. Facebook topluluğunun şiddet ve nefret söylemi barındıran içerikleri bize bildirmelerine ihtiyacımız var.”

**

Sonuç?

Sonucu söyleyeyim… Jandarma Özel Harekat’a mensup kişilerin kurduğu sayfalar duruyor. Bana göre nefret söylemi içerdiğine hiç şüphe olmayan cümleler duruyor. Ceset fotoğraflarının bir kısmı duruyor.

Neden?

Çünkü Facebook, benim dikkat çektiğim fotoğraflardan sadece ikisinin daha önce şikayet konusu olduğunu fark etmiş ve onları silmiş.

Diğer ceset fotoğraflarından, korkunç ırkçı sözlerden, korkunç şiddet aşkından Facebook’taki kimse şikayetçi olmamış.

E Facebook’unda kuralları belliymiş. Bir içeriğin silinmesi için Facebook şikayet prosedürüne girmesi gerekliymiş.

Bir flama görüp deliren, özerklik, özyönetim kelimeleri duyup çıldıran milyonlarca insan var fakat ‘vuralım kıralım öldürelim’ diyenlerden, ceset fotoğraflarından rahatsız olan yok.

Harika bir dünya.

EZGİ BAŞARAN / RADİKAL