1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Evlilik öncesi soyadının kullanılması için kanun teklifi
Evlilik öncesi soyadının kullanılması için kanun teklifi

Evlilik öncesi soyadının kullanılması için kanun teklifi

HDP’li vekil Filiz Kerestecioğlu, evlilik öncesi soyadının kullanılmasıyla ilgili kanun teklifi vererek, cinsiyete dayalı olarak bir ayrıma tabi tutulmaksızın erkek ve kadın arasında eşit şekilde uygulanması gerektiğini ifade etti.

A+A-

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, evlilik öncesi soyadının kullanılmasına ilişkin, Meclis’e kanun teklifi verdi.

Kerestecioğlu, Anayasa Mahkemesi’nin 16 Nisan 2015 tarihinde verdiği kararla Neşe Aslanbay’ın evlilik öncesi soyadını tek başına kullanmak için yaptığı başvuruyu reddeden, yerel mahkemenin Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkını ihlal ettiğine, kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), BM CEDAW (Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına ilişkin sözleşme) ve Birleşmiş Milletler (BM) Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile çeliştiğine hükmettiği kararını hatırlattı.

‘Ayrımcılık yasağını ihlal etti’

AYM’nin kararının, isim hakkının dış dünya ile iletişim kurma noktasında son derece önemli bir hak olarak tanımladığını söyleyen Kerestecioğlu, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Mayıs 2013’te sadece evlenmeden önceki soyadını taşıma talebiyle başvuran Bahar Leventoğlu’nu haklı bulmuş. Türkiye’nin ‘ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine’ karar vermişti. AİHM, daha önce Ünal Tekeli ve Gülizar Tuncer davalarında da bu durumu ‘özel hayatın’ ve ‘ayrımcılık yasağının’ ihlali saymıştır” dedi.

Evli kadının eşinin soyadını kullanması zorunluluğunu öngören 4721 sayılı Medeni Kanunu’nun 187. maddesi ile uluslararası sözleşmelerin, aynı konu hakkında farklı hükümler içerdiğini belirten Kerestecioğlu, “Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” diye belirtti.

Eşit hak

Aslanbay örneğini hatırlatan Kerestecioğlu, uluslararası sözleşmelerin, evli erkek ve kadının evlilik sonrasında soyadları bakımından eşit haklara sahip olmasını öngören hükümleri ile evli kadının kocasının soyadını kullanma zorunluluğunu öngören iç hukuk düzenlemelerinin, aynı konuda farklı hükümler içerdiğinden, yargı kararlarında uluslararası sözleşmelerin esas alınması gerektiğini ifade etti.

Kerestecioğlu, “Yargıtay Genel Kurulu’da 30 Eylül 2015 tarihli kararında Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin temyiz itirazlarını reddetmiş. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca kadınların evlenmeden önceki soyadlarını kullanma hakkını bir insanlık hakkı olarak tanımlamış, aksi durumun AİHS’e aykırılık teşkil edeceğini ifade etmiştir” dedi.

İnsan hakkı

Yargıtay’ın kararında belirttiği gibi, evlenmeden önceki soyadını kullanma hakkının bir insan hakkı olduğunu belirten Kerestecioğlu, aynı zamanda cinsiyete dayalı olarak bir ayrıma tabi tutulmaksızın erkek ve kadın arasında eşit şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.

Anayasanın, AİHS ve evrensel eşitlik ilkelerine uygun olarak yasal düzenlemenin acilen yapılmasını ifade eden Kerestecioğlu, Kanun Tasarısı için şu gerekçeleri belirtti:

“Kanun değişikliğine ilişkin teklifim ile sadece evlilik öncesi soyadını kullanmak isteyen kadınların karşılaştığı eşitsizliğin giderilmesi ve Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler, AİHM kararları, Anayasa ile iç hukuk arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi amaçlanmaktadır.

Her iki eşin de bir diğerinin soyadını alma tercihi

Kanun maddesinde yapılan düzenlemede, her iki eşin de bir diğerinin soyadını almak tercihine olanak tanınması amacıyla, Medeni Kanunu’nun genel mantığına uygun biçimde, uluslararası hukuk dikkate alınarak ‘eşler’ ifadesi kullanılmıştır.

Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte evli olan eşler de, nüfus idaresine başvuru yaparak yeni kanun uyarınca soyadını değiştirebilirler.”

Kerestecioğlu, 4721 sayılı Medeni Kanunu’nun 187. maddesinin değişikliğini ise şu şekilde belirtti:

“Madde 187- Eşler, eşinin soyadı veya eşinin soyadıyla birlikte kendi soyadını kullanmak için evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yazılı başvuruda bulunmadıkça kendi soyadını kullanır. Daha önce iki soyadı kullanan eş, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanır.”

Kerestecioğlu aynı zamanda, kanun yürürlüğe girdiği tarihte evli olan eşlerin de bu madde değişikliği hakkına sahip olduğunu ifade etti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.