'Erol abinin tutuklanmasıyla artık daha da yalnızız'

"Erol abi hakkımızda açılan davaları yazınca Türkiye başımıza gelenleri öğreniyordu. Raporlarını yazınca dünya Türkiye devletinin üzerinde baskı kuruyordu. Biz de Yüksekova'da bunu hemen hissediyorduk. "
EVRİM KURDOĞLU | HABERDAR
 
Yüksekova Haber genel yayın yönetmeni Erkan Çapraz ve muhabir Ömer Oğuz, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi gazeteci Erol Önderoğlu'nun tutuklanmasıyla Türkiye'deki basın ve ifade özgürlüğünün daha da zor günlere doğru yol aldığını düşünüyor.
 
Yüksekova Haber 2002'de internet haberciliği hayatına başlamış. Hatta bölgede internet gazeteciliği yapan ilk basın kuruluşu. Erkan Çapraz o günlerinden bahsederken,
 
"Yüksekova'da eleştirel gazetecilik yapan yerel bir gazete yoktu. Hepsi ya reklam veriyordu sadece ya da halkın yaşadıklarını anlatmıyordu. Bu yüzden de aslında burada Yüksekova Haber gibi bir basına ihtiyaç vardı. Bu yüzden de yayına başladıktan sonra tehditler, davalar, sataşmalar hiç eksik olmadı. Yazdıklarımızdan sürekli birileri rahatsız oldu." diye anlatıyor.
 
HER SIKINTIMIZDA ARIYORDUK
 
Bölgenin en gergin, en çatışmaları ilçelerinden birinde gazetecilik yapmanın imdadına Erol Önderoğlu yetişmiş. Önderoğlu Yüksekova Haberin yayın hayatına sorunsuz bir şekilde devam edebilmesi için sürekli Erkan Çapraz ile dayanışma içinde olmuş.
 
"Bölgede iletişim hukukunu çok iyi bilen avukatlar yoktu. Biz hakkımızda açılan davalarda kendimizi savunuyorduk. Gazeteciliğimizin engellendiğini duyurmaya çalışıyorduk ama yeterli olmuyordu. Erol abi sürekli bize yardımcı oldu, cesaret verdi. Sıkıntılarla karşılaştığımızda Erol abiyi arıyorduk. Bize haklarımızı hatırlatıyordu. Biz de bu çerçevede savunmamızı yapıyorduk."
 
O YAZINCA BASKILAR AZALIYORDU
 
Erol Önderoğlu, Yüksekova Haberin yaşadıklarını gerek yazılarına gerekse sınır tanımayan gazeteciler için hazırladığı raporlara taşıyordu. Onun bu desteğinin karşılığı da Yüksekova'da hemen karşılık buluyordu. Çapraz, Önderoğlu'nun bu desteğinin olumlu karşılıklarını görmüş.
 
"Erol abi hakkımızda açılan davaları yazınca Türkiye başımıza gelenleri öğreniyordu. Raporlarını yazınca dünya Türkiye devletinin üzerinde baskı kuruyordu. Biz de Yüksekova'da bunu hemen hissediyorduk. Devlet tarafından üzerimizde uygulanan baskılar azalıyordu."
 
GAZETECİLİK YAPABİLSEYDİK BU KADAR YIKIM OLMAZDI
 
Yüksekova Haber muhabiri Ömer oğuz da Önderoğlu'nun tutuklanmasında son derece üzgün. Oğuz' a göre zaten gazetecilik yapmanın çok zor olduğu Türkiye'de Önderoğlu'nun tutuklanmasıyla daha da zorlaşacak.
 
"Bizler zaten gazetecilik yapamıyoruz. Yasaklar boyunca biz buradaydık ama gazetecilik yapamadık. Sürekli sokaktan değil de binalardan olanları çektik. Sokağa çıkıp neler olduğunu yazamadık. Eğer biz gazetecilik yapabilseydik Yüksekova bu kadar yıkılmazdı. Gazeteciliğin olmadığı yerler her zaman daha karanlık olur. Erol Önderoğlu'nun tutuklanmasıyla artık karanlıklar artacak."
 
BURADA UYGULANANLAR PROVAYDI
 
Çapraz'a göre bölgedeki gazeteciler üzerinde uygulanan politikalar bir provaydı. Bugün Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı'nın tutuklanması artık bu provanın batıda uygulanmaya başladığının bir göstergesi.
 
"Hükümet burada gazetecilere uyguladığı politikalarla prova yaptı. Bölgedeki gazeteci arkadaşlarımız işini yaptığı için başına silah dayandı, tutuklandı, kurşunlandı, şiddete maruz kaldı. Bu şiddetin ve baskının karşısında Erol abi gibi gazeteciler ve Şebnem Hanım, Ahmet Bey gibi insanlar karşında durdu. Ama onların sesi yeterince duyulmadı. Hükümet böylece gazeteciler üzerinde istediği baskıyı uygulayabileceğini düşündü. Bizim başımıza gelenler artık batıdaki gazetecilerin de başına gelebilir."
 
ARTIK DAHA YALNIZIZ
 
Önderoğlu'nun tutuklanması üzüntü yaratmasının yanı sıra endişeleri de arttırıyor. Çünkü Erol Önderoğlu Türkiye'deki basın özgürlüğü önündeki engelleri aşmak için mücadele veriyordu. Gazetecilerin gerçekleri yazması konusunda destekti. Gazeteciler artık Önderoğlu'nun tutuklanmasıyla işlerini artık daha zor yapacak ve yalnız olacak. Gazeteci Oğuz
 
"Bizim üzerimizdeki baskılar karşısında Erol Önderoğlu mücadele ediyordu. Onu tutukladılarsa bizim işimizi de artık daha zorlaştıracaklar. Biz de tutuklanabiliriz."
 
Erkan Çapraz da Erol abisinin tutuklanmasıyla artık daha yalnız olduklarında Oğuz ile aynı fikirde.
 
"Erol abi bizim gibi zorluklar içinde gazetecilik yapan gazetecilerin yanındaydı. Şimdi onun tutuklanması bizi yalnızlaştırdı. Bizim dünya ile olan bağlantımızı koparmaya çalışıyorlar. Türkiye basın özgürlüğü için mücadele etmenin karşılığı tutuklanmaktır. Erol abi de bu bedeli ödüyor."