1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ergun Babahan: CHP tuzağa düşmedi tuzağın parçası oldu!
Ergun Babahan: CHP tuzağa düşmedi tuzağın parçası oldu!

Ergun Babahan: CHP tuzağa düşmedi tuzağın parçası oldu!

Gazeteci Ergun Babahan, CHP'nin dokunulmazlıklar konusunda tuzağın bir parçası olduğunu belirtti.

A+A-

Babahan'ın Aryen Haber'de yayınlanan yazısı şöyle:

"HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlıklarla ilgili tavrına, “Ana muhalefet partisinin bu basit ve ucuz tuzağı iyi hesap etmesi gerekir. Açık bir şekilde Anayasa'ya aykırı bir teklifin sorgusuz sualsiz destekleneceğini açıklamaları şaşırtıcıdır” yorumu yaptı.

Hiç şüphesi olmasın, hesabını yapmıştır. Daha doğrusu başka merkezlerde yapılan hesaba uyum sağlama kararı almıştır. CHP, sosyal-demokrat parti olma iddiasına rağmen, devletin ve ideolojisinin bir parçası olmuştur.

AKP'den tek farkı, bugün gelinen noktada devletin içinde oluşan İslamcı ve Seküler kanat ayrışmasında Seküler Kanadı temsil ediyor olmasıdır. Kürt meselesinde AKP kadar şahin, MHP kadar şovendir.

Hukuk ihlali konusunda hassas olduğunu iddia etmesine rağmen, anayasa ve uluslararası hukuka aykırılığı bu kadar açık bir teklife evet demesi bu yüzdendir. Türkiye, Türklerindir çünkü.

Demirtaş'ı susturarak, Kürt yerleşim merkezlerini yıkarak Kürt Meselesi'ni çözeceğine inanan bir devlet aklımız var. 1915'te de önce Ermeni kanaat önderlerini tutuklayıp öldürmüş, sonra da sayısı tartışmalı bir Ermeni kıyımına imza atmıştı. Bugün aynı işlemi yapması, dünyanın geldiği nokta açısından imkansız ama bu devleti durdurmuyor.

TOKİ ile inşa edilecek Silopi, Sur, Yüksekova gibi merkezlere Suriyeli göçmenleri yerleştirerek bölgede nüfus dengesini değiştirmeyi amaçlıyor. Elbette, Sünni-Türk devletin tek hedefi Kürtler değil, Alevi yerleşim merkezleri de hedef alınıyor.

Suriye'de yavaş yavaş bir Kürt devletinin temeli atılırken Türkiye aklı değil, korkuyu öne çıkarıyor. İlelebet yaşayacağı iddia edilen Cumhuriyet'in temeline dinamit koyuyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki Kürtlere “Ovada çözüm olmaz, dağa çık ve savaş” mesajı veriyor.

Şimdi 1 Kasım'ın yakıcı atmosferinde girilen HDP'nin Kürt coğrafyasında en zayıf olduğu yerde yüzde 50 oy aldığı gerçeği var.

Büroları yakılan, mitingleri bombalanan, temsilcileri tutuklanan bu partiye verilen oy, Kürt halkının demokratik çözüme inancının göstergesi olduğu kadar, Kürt kimliğine sahip çıkmasının da göstergesidir.

Demirtaş ve arkadaşlarını tutuklandığınız zaman, Kürt kimliğini ve ona sahip çıkan insanları yok edemeyeceksiniz. Tek başarınız, bu halkın demokratik çözüme olan inancını yerle bir etmek olacak.

Demokratik çözümü ortadan kaldırarak meseleyi eli silahlı insanlara bırakacak ve ülkeyi sonu belirsiz bir yıkım sürecinin içine sürükleyeceksiniz.

Siz ne yaparsanız yapın, Türkiye Kürdistan'ın çevresindeki Kürtler anadilinde eğitim de yapacak, siyasi ve kültürel haklarını da sonuna kadar kullanacak. Bu coğrafyada ya Kürtlerle birlikte yaşamayı, zenginliklerinden birlikte faydalanmayı ya da birlikte büyük bir yıkıma doğru sürüklenmeyi tercih edeceğiz.

Şu an, gitmekte olduğumuz yol, stratejik değerine, ekonomik büyüklüğüne rağmen Türkiye'yi uluslararası alanda daha da yalnızlaştıracak, içeride giderek büyüyen savaşın içine atacak bir yoldur.

Bir fikri ve kimliği bombalarla yok etmek imkansızdır. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Çare, demokrasiye, hukuka ve masaya dönmektedir."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.