Erdoğan: Ya teslim olacaklar ya etkisiz hale getirilecekler

Kızılay Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortada müzakere edilecek bir konu yoktur. Teröristin önünde iki yol var, ya teslim olacaklar ya da imha olacaklar. Türkiye'nin önünde 3'üncü bir yol yoktur" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kızılay'ın Genel Kurulu'nda konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:  

"Kızılay'ın böyle bir alt yapıya sahip olmasının vakti gelmiştir hatta geç kalınmıştır. Afete hazırlık için böyle güçlü bir alt yapıya ihtiyaç vardır. Kızılay'ın 2020 hedeflerine ulaşması için elimizden gelen desteği vereceğimizi belirttik. Bizim milletimiz samimiyetinden, dürüstlüğünden, gayretinden emin olduğu herkese her kurumu gönlünü de kucağını da imkanlarını da sonuna kadar açar bundan hiç endişeniz olmasın. Kızılay'ın bu yolda emin adımlarla ilerlediğini görebiliyoruz. Eğer arkanızda millet varsa kimse sizi engelleyemez, kimse sizin önünüzde duramaz.

"Kalp krizi geçirdiğimi söylediler"

Amerika’da çeşitli görüşmelerimiz, katıldığımız programlar oldu. Çok önemli bir uluslararası toplantıda bazı çevreler bizim orada yaptığımız her görüşmeninin, başarısızlığa uğraması için kendilerini yırttılar. Bölücü terör örgütünün, Ermeni çetecilerinin, paralellerinin yalanlarına kadar, sergilemedik çirkin şey bırakmadılar. Söylenenleri gördükten sonra Allah Türkiye’yi ve milletimizi bunlardan korusun demekten kendimi alamadım. Dimdik ayaktayım, kalp krizi geçirdiğimi söylüyorlar. Böyle garip garip şeyler. 

"Türkiye içindeki 79 milyon insanıyla birlikte batsa bayram edecekler"

Türkiye içindeki 79 milyon insanıyla birlikte batsa bunlar bayram edecekler. Milletimiz tek bir ferdi kalmayacak şekilde, sürgün edilse bunlar inanın zil takıp oynayacaklar. İşte böyle bir görüntü, hava içindeler. Halbuki aynı ülkede yaşıyorlar.

"Konu Türkiye olunca bir anda ölçüler değişiyor. Bakıyorsunuz, şahıs asker vurmuş, terör örgütü mensubu, yakmış, yıkmış velhasıl terör örgütü kendisine ne emretmişse onu yapmış. Bu eylemleri yaparken cebinde de derginin tanıtım kartı var. Yakalandığında ben gazeteciyim diyor. İyi de sen gazetecilikten yakalanmıyorsun ki, sen terör örgütü üyeliğinden yakalanıyorsun. Avrupa ülkelerine veya Amerika’da aynı suçu işleyen birisine kimse gazeteci demiyor. Cezasını kesiyor. Gazeteci dahi olsa casusluk terör örgütü ve eylemlerini övme gibi somut tanımı olan şeyler. Takdirini yapacak yer yargı. AYM bile bunun etkisinde kalarak kendi varlığına adeta ihanet edercesine Anayasa’ya aykırı karar verebiliyor. 

Attığımız her adımda hukuk devleti ilkesine riayet ediyoruz. Temel hak ve hürriyetlere hassasiyet gösteriyoruz. Türkiye'de terör olaylarının onda birine muhatap olan ülkelerin aldıkları tedbirleri görüyoruz. ABD'de Sayın Obama'ya hakaretten daha geçenlerde 3 yıla mahkum oldu. Merkel'e hakaretten 2 yıla mahkum oldu. Bu açık gerçeklere rağmen ülkemizin üzerine bu kadar gelinmesinin demokratik hassasiyetle ilgisi olmadığına kanaat getirdim. Kimse kusura bakmasın onların keyfi için Türkiye bekasını tehlikeye atmaz. 

"Bize demokrasi dersi vermeye kalkanlar, önce kendi ayıplarını görsünler"

Bize demokrasiyi insan hakları dersini vermeye kalkanlar, önce kendi ayıplarını görsünler. Birkaç yüzyıl geriye dönüp baktığımızda kimlerin insan haklarından söz etmeye hakkı olduğunu görüyoruz. Biz Türkiye olarak mağdur duruma düşmüş 3 milyon insana kucağımızı açmışken kendilerinde uzak tutmak için çırpınanlar ortada. 

Bodrumda bomba hazırlayanları görüyorsunuz, kahkaha atanları görüyorsunuz. Onları orada yok etmeseler, kim bilir o çaydanlıklar nerelerde nasıl ne kadar güvenlik veya sivil insanımızın şehit olmasına sebep olacak. Ara veremeyiz, biz çözüm süreci dedik bunlar aldattılar, her numarayı yaptılar. Hiçbir sözüne inanılmaz, artık geçti. Şimdi işi bitireceğiz, her şeyi bağlayacağız ve Allah’ın izniyle huzur ve refah ülkesi Güneydoğu’yu ortaya koyacağız. Şu anda hükümetimiz bölgede kentsel dönüşüm altında çalışmalarını sürdürüyor. Bu çalışmalarla birlikte inşallah bölge değişime tabi olacak. Terör örgütü yöneticileri, güdümünde hareket edenler zaman zaman müzakare, çözüm gibi laflar ediyor. Ortada müzakere edielcek bir konu yoktur. Bunun böyle bilinmesi lazım.

"Teröristler ya adalete teslim olacak, ya da kıstırıldıkları deliklerde etkisiz hale getirilecek"

Silahlarıyla, roketleriyle, canlı bombalarıyla, bombalı araçlarıyla güvenlik güçlerimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan teröristlerin önünde iki yol vardır. Ya teslim olacaklar ya da kıstırıldıkları deliklerde birer birer etkisiz hale getirileceklerdir. Türkiye’nin önünde artık üçüncü bir yol kalmamıştır. Çünkü biz diğer yolları denedik, demokratik açılım dedik olmadı, milli birlik dedik olmadı, çözüm süreci dedik yine olmadı. Daha neyi deneyeceğiz ya? Her türlü riski göze alarak diğer alternatifleri hayata geçirmeye çalıştık, olmadı. Karşılığında mahallerleri tuzaklanmış şehirler, 79 milyonu hedef alan bombalı araçlar oldu. Yavrularımızı katlettiler, terör örgütünün söyledikleri hiçbir sözün geçerliliği, güvenirliği yoktur. Bizim de milletimizin de nezdinde en küçük bir itibarı yoktur. Teröristler ya adalete teslim olacak, ya da kıstırıldıkları deliklerde etkisiz hale getirilecek.

Bundan sonra terör örgütü ve yandaşları, yalanlarıyla evrensel kavramların arkasına saklanmaya çalıştıkları kanlı elleriyle dünyayı kandıramayacaklar. 

Ülkemizdeki her vatandaşımız gibi Kürt kardeşlerim de bu gerçekleri görmeliler. Güvenlik güçlerime sesleniyorum, terörle yürüttüğünüz mücadelede devletimiz de milletimiz de sonuna kadar yanınızdadır. Güvenlik güçlerimizi canları pahasına yürüttükleri mücadeleden dolayı tehdit etmeye kalkanlar önce şahsımı sonra milletimizi bulurlar, bunu bilmeleri lazım. 

Kimse bu millete o paçavralarını bayrak diye dayatamaz. İşte Avrupa’da bize dost görünmeye çalışanlar, uluslararası toplantıyı yaptıkları yerin yanında paçavrayı ve resimlerini kurdukdukları çadırda sergiliyorlar. Ondan sonra da dost istiyorlar. Nasıl dostuz ya? Terör örgütü olarak ilan ettiğin bir örgütün paçavrasını orada nasıl dalgalandırırsın? O resimleri orada nasıl sergilersin?"