1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Erdoğan: Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim
Erdoğan: Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim

Erdoğan: Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim; ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim ya" dedi.

A+A-

Kentsel Dönüşüm Kurultayı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin açıklamalar yaparken, "Meclis'te katil istemiyoruz" tezahüratlarının gelmesi sonrası "İşte bu yüzden dokunulmazlık kalksın diyoruz" karşılığını verdi. "Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim" diyen Erdoğan "Ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim ya" diye konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Kimsenin imarsız yapıları yapan, zor şartlarda hayata tutunma mücadelesi veren insanları suçlamaya hakkı yoktur. Sorgulanması gereken bu insanları sağlıklı konut edinme hakkından mahrum bırakanlardır. Çıktığım televizyon programlarında İstanbul’un gerçeklerini bir bir anlattım. Tabii kendi sırça köşklerinde otururken milletin sıkıntılarından bihaber olanlar için bunlar alışıldık ifadeler değildi.

'Yahu senin işin ne; yapmak mı, yıkmak mı?'

Biz yapmanın peşindeyken, birileri yıkmanın, tahrip etmenin peşinde. Nerede kentsel dönüşümle ilgili bir adım atılacaksa malum oda işi yargıya götürür. Senin işin yapmak mı, yıkmak mı? Her yerde, işi gücü bu. Netice alıyor mu, almıyor ama ne yapıyor? Bize süre kaybettiriyor. Biz sıçramak, hemen mesafe almak durumundayız.

"Suçun varsa yargılanacaksın; ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim ya!"

Şimdi dokunulmazlıkların kaldırılması deyince, yani milletvekillerine dokunulmazlık kalksın gibi bir şey anlıyorlar. Kimin fezlekesi varsa sürecin yargıya taşınmasıdır. Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim, ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim ya? Bu kadar olaylar olacak, sen terör örgütüne silah taşıyacaksın arabanla. Tabutlarla. Ee, ondan sonra? Hani kalksın diyordun, niye geri vitese taktın. Anamuhalefet, diğerleri ipe un seriyor. Niye seriyorsunuz? Herhalde burası parlamento, fezlekeleri takip bürosu değil. Bir an önce halledilmesi gerekir. Sonra, haa. Suçlu olan bedelini öder. Burada siyaset, bana göre bu fezlekelerin önünde bariyer olmamalıdır. Yargının önü açılmalıdır.

Suriçi için bir proje yaptık. Dicle için de bir proje yaptırıldı. Her iki proje de gerçekten mükemmel. Dedim ki, yani belediye seçimlerini kazansak da, kazanmasak da bu iki projeyi bakanlık olarak uygulayalım ve dünya buraya geldiği zaman burada bir medeniyet, kültür altyapısı varmış bunu gösterelim. Şimdi malum bazı batılı medya unsurları var ya, nerede böyle aykırı yerler varsa çekelim, bunun reklamını yapalım. Biz de bunun tersini yapalım. Algı operasyonunu bu millete düşman olanların eline bir fırsat olarak vermemeliyiz. Suriçi 1988’de kentsel SİT alanı ilan edilmişti. 2011’de ayrı bir koruma alanı da oluşturuldu ancak bu planlanan maalesef uygulamaya geçmedi, bundan dolayı da üzgünüz. İlk adımları 2012’de attık. Hem belediyeden kaynaklanan sorunlar, hem de terör ortamı nedeniyle somut ilerleme sağlanamadı. Bu konuda daha kararlı ve hızlı bir sürecin içine girildi. Hem Sur’u tarihi kimliğine uygun bir görünüme kavuşturacak hem de vatandaşlarımızı güvenle yaşayacakları konutların sahibi yapacağız."

Devletin görevi sadece yapıları değil, gönülleri de imar etmektir. Vatandaşlarımızın devletine olan güven, bağlılık ve inançlarını güçlendirmek mecburiyetindeyiz. Arzum şudur, cumhurun başı olarak burada ağır hasarlı, orta hasarlı, az hasarlı hiç dinlemeden, sadece tarihi eserleri bir kenara koyarak diğerlerinin tamamını yıkmalıyız. Buraların altyapısı diye bir şey yok. Burada malum anlayışın temsilcisi olan belediyeler buralarda altyapı diye bir şey yapmadılar. Buraları gezen birisiyim. Bütün pislik sokakta, caddede akar. Ne atık su kanalı bulursunuz, ne yağmur suyu kanalı görürsünüz. Yok. Onun için kokar. Ve biliyorsunuz, bir teklifim vardı.

Hakkâri’yi yer değiştirelim, Yüksekova olarak değişsin. Hakkâri topoğrafik olarak bir şehir yapısında değil. Orayı nasıl şehir yapmışlar, anlamak mümkün değil. Fakat Yüksekova, gerçekten şehir olmaya aday, çok daha güzel bir yer. Bir defa, tümen orada. Havalimanını da yaptık. Bu yapı itibariyle kaçakçılığın en yoğun olduğu bölge de orası. Hem bütün bunları engellemek, hem de huzurlu bir şehir inşa etme noktasında Yüksekova çok daha uygundur. Hükümetimizde de bu kanaat oluşmuştur. Cizre zaten tarihi itibariyle hakkı. Bu hakkın iadesi gerekir. Cizre’nin yeniden şehir olması lazım ve Şırnak’a giden var mı bilmiyorum ama... Şırnak’a şehir demek mümkün değil. Fakat Cizre hakikaten, tarih, kültür, medeniyet olarak ev sahipliği yapmış bir yer. Orada da Şerafettin Elçi Havalimanı’nı yaptık. Cizre’de, orayı da bu teröristler mahvettiler. Buralara yeni bir kimlik, yeni bir kişilik kazandırmak hükümetimizin en büyük başarısıdır."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.