Erdoğan: Her mecrada 15 Temmuz’un işlenmesini teşvik etmeliyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’a ’darbe’ diyemeyenler olduğunu söyleyerek, “Her kim ki 15 Temmuz’a ama’sız, fakat’sız, lakin’siz darbe diyemiyorsa, lanetleyemiyorsa o da darbe girişiminin bir parçasıdır, en azından gönüllü destekçisidir” dedi.

TBMM’nin 26. Dönem 2. Yasama Yılı açılış töreni için Genel Kurula gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul Salonu'na girdiğinde bazı CHP ve HDP milletvekilleri ayağa kalkmadı.

Başbakan Binali Yıldırım, kabine üyeleri, siyasi parti genel başkanları, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Yüksek Yargı Başkanları, milletvekilleri, TBMM açılışında hazır bulundu.

HDP Eş Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş TBMM'deki törene katılmadı. Genel Kurul'da milletvekili sıralarına gül konuldu.  

“Her mecrada 15 Temmuz’un işlenmesini teşvik etmeliyiz”

26. Dönem 2. Yasama Yılının açılış törenindeki konuşmasına 15 Temmuz darbe girişimi ile başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “15 Temmuz’u unutmamak ve unutturmamak mecburiyetindeyiz. Bunun için okullardaki ders müfredatları ve ders kitaplarından belgesellere, ebedi eserlere, kadar her mecrada 15 Temmuz’un işlenmesini teşvik etmeliyiz. Bu mücadelede tereddütte düşen, yorulan, bunalan, duraksayan herkese şunu tavsiye ediyorum, böyle bir durumda şehitlerimizin listesini önünüze koyun, resimlerine bakın, mesleklerine, ailelerine bir bakın. O gece çekilen görüntüleri izleyin. Şehitlerimizin, gazilerimizin hikayelerini dinleyin” dedi.

15 Temmuz’u “darbe” diyemeyenlere ve o gecenin bir oyun olduğunu söyleyenlere de seslenen Erdoğan “O gece bu hissiyatı anlamayan ve anlamak istemeyenler oldu, yaşananları ‘senaryo, oyun, tiyatro, böyle darbe mi olur’ diyerek küçümsemeye çalışanlar oldu. Her kim ki 15 Temmuz’a amasız, fakatsız, lakinsiz darbe diyemiyorsa, lanetleyemiyorsa o da darbe girişiminin bir parçasıdır, en azından gönüllü destekçisidir” diye konuştu.

Erdoğan konuşmasının sonunda, “Yeni Kapı ruhunu titizlikle korumak hepimizin sorumluluğudur. Terör örgütleri karşısında en büyük gücümüz işte bu birliğimizdir, beraberliğimizdir, dayanışmamızdır. Elbette ki bu demek değildir ki hepimiz her konuda aynı şeyleri düşünecek, aynı şeyleri söyleyeceğiz” şeklinde konuştu.