Dündar: Siyasal iktidar gazetecilere gözdağı veriyor

Dündar, "Siyasi iktidar bizi cezalandırmak isterken göz bağı ve gözdağı veriyor. Göz bağıyla toplumun görmesini engellerken, gözdağıyla ise, gerçeklerin topluma gösterilmesi engelleniyor" dedi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş, Haber Sen ve Basın Enstitüsü Derneği'nin, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için başlattığı "Habere Özgürlük Kampanyası" kapsamında ulusal ve uluslararası basın meslek örgütleri temsilcilerinin de katılımıyla Burhan Felek Konferans Salonu'nda düzenlenen basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıya Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül de katıldı.

İlk olarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş konuştu. Güneş, medyada artan baskılara dikkat çekti.

Daha sonra konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Türkiye'de yalnızca gazeteciler değil, akademisyenler ve aydınların da zor bir dönemden geçtiğini belirterek, Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandığı davanın ilk duruşmasının yarın görüleceğini hatırlatarak, tüm gazetecileri dayanışmaya çağırdı.

Olcayto, "Gazeteciler olarak sonuna kadar gazeteciğin evrensel hak ve hukukun korumaya çalışacağız. Gazetecinin ilk görevi barıştan yana olmaktır. Bu nedenle meslek örgütleri olarak dayanışma içerisindeyiz" diye konuştu.

Türkiye'de 30 gazetecinin tutuklu olduğunu belirten Olcayto, tutuklu gazetecilerin iddianamelerinin bile hazır olmadığını belirterek, gazetecilerin suçlu olamayacağını kaydetti. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç ise, Türkiye'deki siyasi istikrarsızlığa dikkat çekerek, Türkiye'de yüzlerce gazetecinin "terör örgütü" propagandası ve Cumhurbaşkanı'na hakaretten yargılandığını belirtti. Güç, Erdem Gül ve Can Dündar'ın davalarının beraatla sonuçlanması gerektiğini belirterek, hukukun basın özgürlüğünü tanıması gerektiğini kaydetti.

tgc.jpg

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar da, 3 aylık tutukluluk süresince gazetecilik mesleğini savunduklarını belirterek, en çok merkez medyada yer alan gazetecilerin yaptığı yalan haberlerle yaralandıklarını söyledi. Dündar, siyasi iktidarın tüm topluma yönelik sindirme politikalarına tepki göstererek, "Siyasi iktidar bizi cezalandırmak isterken göz bağı ve gözdağı veriyor. Göz bağıyla toplumun görmesini engelleniyor. Gözdağıyla ise, gerçeklerin topluma gösterilmesi engelleniyor" diye konuştu. 

Dündar, MİT TIR'ları ile ilgili haber yapıldığı için yarın tekrardan görülecek olan davayı hatırlatan Dündar, "Yarın ki duruşma anayasa mahkemesinin varlığını sorgulatacak. Yarın verilecek olan kararın bizi aşan bir değeri var" dedi. Toplumun her alanında ifade özgürlüklerinin kısıtlandığını belirten Dündar, "Sadece gazeteciler değil, akademisyen, gazeteciler siyasal iktidarın baskısı altında. Tüm toplumun özgürleşmesinden söz edilmesi için yeni bir medyayı inşa etmemiz gerekir. Basının içler acısı halini yarın daha iyi bir medya düzeni ile iyileştirmemiz lazım" şeklinde konuştu.

Dündar'ın ardından konuşan Erdem Gül, 90'lı yıllarda da siyasi iktidarlar tarafından ağır baskılar olduğunu ancak günümüzde bu baskıların dibe vurduğunu ifade ederek, "3 aylık hapis sonrası gördük ki çok daha dibe gitmiş bir medya düzeni içinde hayat damarları bulmaya çalışıyoruz. Yeni bir medya düzeni bulmalıyız. Türkiye'de medya ile birlikte düşünce hayatı da yavaş yavaş büyük bir tahribat altında. Akademisyenlerin tutuklanmasına da tepki gösteren Gül, "Akademisyenlerin de tutuklanması son aşamadır" dedi.

erdemgul.jpg

Anayasanın Can Dündar ve kendisi için verilen kararın özgürlük için bir ivme olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararı tanımadığını söyleyerek iyi şeylerin olmasını istemediğini söyleyen Gül, "Ülkenin topyekün nefes almaya ihtiyacı var. Çok sesliliğe ihtiyacımız var. Dayanışma içerisinde daralan alanımızı genişletmemiz gerekiyor" dedi.

Daha sonra GÖP Dönem Sözcüsü Umut Gürtuna, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren de Türkiye'de etik gazetecilik ile ilgili konuştu.

Eren, Cizre'de yaşanan vahşeti ve orada gazetecilik yapmanın zorluklarına da değindi. Haber-Sen İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Engin Başçı ise, gazetecilik faaliyetinin sorgulandığı bir sürecin yaşandığını belirterek, "Gazeteci gazetecinin kurdudur. Böyle bir sürece girdik" dedi. 

Basın Enstitüsü Derneği Başkanı Kadri Gürsel de, Can Dündar ve Erdem Gül'ün yarın görülecek olan davasında yine aynı kararın çıkmasının tekrar tezahür etmesinin bir çılgınlık trajedisi olacağını söyledi.