‘Demokrasiyi, adaleti tankınızın namlusunda görüyorsanız yanılacaksınız’

Yüksekova Halk Meclisi Eş Başkanı Şerafettin Dede Yüksekova'daki ‘hayatı durdurma’ eylemi ile ilgili açıklama yaparak AKP hükumetini ‘kirli politikalara’ son vermeye davet etti.

ÖMER OĞUZ / YÜKSEKOVA HABER

Eski Kışla Mahallesi girişinde 67 gün önce kurulan canlı kalkan çadırı önünde Gever Halk Meclisi öncülüğünde basın açıklaması yapıldı. Gever Halk Meclisi Eşbaşkanı Şerafettin Dede, Cizre'deki vahşetin kabul edilemez olduğunu belirterek, yaşananların sorumlusunun AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söyledi. 

haberingoruntuleri.gif

‘ORTADOĞU’DAKİ YANGININ NEDENİ ERDOĞAN’DIR’

2 ay önce başlatılan katliamları şiddetle ve nefretle kınadıklarını belirten Dede, “Bu katliamların sadece Kürt halkını imha etmek için uygulanan kirli bir politika olduğu artık bütün dünya bilmektedir. Erdoğan’ın ve AKP’nin politikası Kürtleri bitirmek ise bunda yanılacaklardır. Eğer bugün Ortadoğu’da, Rojava’da büyük bir yangın olmuşsa bunun sebebi Erdoğan’ın kirli politikasıdır. Bilinmelidir ki Kürtler yok olmayacaktır” dedi.

DEDE’DEN YÜKSEKOVA HALKINA ÇAĞRI

Özellikle Cizre’de son yapılan katliamı nefretle kınadıklarını belirten Dede, “Kürt halkını böyle katliamlardan geçirmek, Kürt halkını dize getirmek, Kürt halkının sesini kesmek için asla ve asla AKP hükümeti ve Erdoğan kendi amaçlarına ulaşamayacaklardır. Bilinmelidir ki bu izlenilen politika çok kirli bir politikadır. Bu izlenilen kirli politika ile siz Kürtleri yok edemezsiniz. Bütün Gever halkına bu vesile ile sesleniyorum. İçişleri Bakanlığı’nın açıklamalarını dinlemeyin. Davutoğlu’nun açıklamasını ve tehditlerini dinlemeyin. Efendim Cumhurbaşkanı geldi, geleceğiz, siz burayı boşaltın, operasyonlar başlayacak buna aldırış etmeyin. Siz kendi evinizi, kendi arsalarınızı kendi yerlerinizi kimseye satmayınız. Yüksekova halkının tarihe kötü bir not olarak düşmesini istemiyoruz. Bugün evlerini terk edenler, arsasını satmaya çalışanlar, evlerini emlakçıya verenler yarın hangi yüzle, hangi cesaretle bu halkın yüzüne bakacaksınız” dedi.

dede3.jpg

‘ÖCALAN, TÜRKİYE HALKARI İÇİN BÜYÜK BİR ŞANSTIR’

Cizre’de çoluk çocuk, kadın, yaşlı ayrım yapmaksızın kolluk kuvvetleri tarafından öldürüldüğünün altını çizen Dede, “Hep birlikte demokrasiyi güçlendirerek bu kirli politikaya karşı direnelim, mücadelemizi yükseltelim. Eğer Erdoğan aklını başına getirirse Sayın Öcalan bugün Türkiye halkları için, Ortadoğu halkları için, dünya halkları için bir şanstır. Ama ne AKP hükümeti, ne Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun kıymetini bilmediler ve bunu gereği gibi değerlendirmiyorlar. Bugün eğer Bayırbucaktaki Türkmenler sizin akrabalarınız ise Kobanê’deki, Heseke’deki, Qamişlo’daki Kürtler de bizim akrabalarımızdır. Sizin o Türkmenlere sahip çıkma hakkınız kadar bizim de oradaki Kürt akrabalarımıza, kardeşlerimize sahip çıkma hakkımız var. Ama aramızdaki fark nedir? Siz diyorsunuz ki ‘biz devletiz. Biz kendi soydaşlarımıza sahip çıkacağız. Size düşen de kölelik görevidir. Sizin onlara sahip çıkmanıza asla ve asla müsaade etmeyeceğiz’ diyorsunuz”dedi.

“ÖZ YÖNETİMİN ARKASINDAYIZ, SAVUNUYORUZ”

“Size boyun eğmeyeceğiz” diyen Dede konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz özyönetimi ilan ettik. Öz yönetimin arkasında sonuna kadar da duracağız. Öz yönetimi savunuyoruz. Öz yönetimle yönetilmek istiyoruz. Sizin göndermiş olduğunuz diktatörvariler ve kaymakamların denetimiyle yaşamak istemiyoruz. Biz Kürtle Türklerin kardeşliğini tesis etmek için bir mücadele sürdürüyoruz. Bugün bu ülkede bölücülük yapan sizin kirli politikanızdır. İzlenilen politikanızdır. İzlenilmesi gereken politika bu değildir. Kürtlerin ve Türklerin arasına ayrım koyan, ayrımcılık yapan sadece Erdoğan’ın, AKP’nin politikasıdır. Bölücülük yapan sizlersiniz. Biz Kürtler her zaman barışı, kardeşliği tesis etmek için, Kürtleri, Türkleri ve bütün halkları birbirlerine entegre edebilmek için bir mücadele yaptık.

‘KÖY KORUCULARI İLE Mİ SÜRECİ YÜRÜTECEKSİNİZ?’

Siz eğer, ‘biz PKK’yi muhatap almayacağız, Öcalan’ı muhatap almayacağız, Kürtler adına siyaset yapan HDP’yi muhatap almayacağız’ diyorsanız ve bir çözüm sürecinden bahsediyorsanız bu sadece ve sadece bir halkı kandırmaktır. Bu halk bu oyuna gelmeyecektir. Geçici Köy Korucularıyla mı bu süreci yürüteceksiniz? Size yakın olanlarla mı çözeceksiniz? Bunlarla çözemezsiniz. Bu işin muhatabı Kandil’deki KCK sözcüleridir, İmralı’daki Sayın Öcalan’dır, Kürtler adına siyaset yapan Halkların Demokratik Partisi’dir. Bunları esas almadan buraya bir huzur getiremezsiniz. Bu halkların arasında bir kardeşlik bağını güçlendiremezsiniz. Aksi takdirde sadece Kürtleri Türklerden uzaklaştırarak, halkları birbirine düşman ederek ortalığı darmadağın edeceksiniz. Bugün de yaptığınız budur.

dede4.jpg

‘GELİN ÇOCUKLARINIZI YALNIZ BIRAKMAYIN’

Gever halkına diyoruz ki, gelin gençlerinizi yalnız bırakmayın. Çocuklarınızı, evlatlarınızı yalnız bırakmayın. Hatta dağdaki evlatlarınızı, kardeşleriniz de yalnız bırakmayın. Ahlakımızla, politikamızla bu AKP’nin kirli politikasını boşa çıkaralım artık. Gever halkının bir tarihi, geçmişi, değer yargıları vardır. Yaratılan değerler var. Hep birlikte bu değerlere sahip çıkalım. Kimse evlerini terk etmesin. Gelin hep birlikte burada demokratik bir şekilde şiddetin dışında her şeyi geliştirelim buraya huzuru getirelim. Biz istersek bu kirli savaşı AKP hükümeti ve AKP hükümetinin denetiminde olan güvenlik güçlerine bu savaşı yaptırmayabiliriz. Bizim için sadece bir birlik projesi lazım.

‘KORUCULAR SİLAHLARINI BIRAKIP HALKIN YANINDA YER ALMALI’

Tekrar söylüyorum, geçici köy korucuları, bu Gever halkı evlatlarını verdiler, kardeşlerini verdiler siz de gidin silahınızı bırakın gelin bu halkın yanında yerinizi alın. Yarın varılan pişmanlığın bir faydası olmayacaktır. Bu savaşı sürdürmek bizim tercihimiz değildir. Şiddeti çağrıştırmak bizim asla tercihimiz değildir. Eğer bugüne kadar ölümler olmuşsa, çatışmalar olmuşsa tek sorumlusu AKP hükümetinin kirli politikalarıdır. Bugün Gever’de anormal bir yaşam yok. Gayet normal bir yaşam var. Bütün Gever halkı bu yönetimin yanına gelip, ‘benim bir evladımın parmağı kanamasın da bu yollar açılmasın’ diyorlar. Yolların açılmamasının sebebi de budur. O yollardan panzerler gelip eğer o insanları katledeceklerse biz yolların açılmamasını istiyoruz. Buna rağmen belediyemizle, yönetimimizle birlikte, bütün bileşenlerle birlikte hayatı normalleştirmek için büyük bir çaba harcamaktayız.

‘DEVLET ÖCALAN’I ESAS ALARAK ORTADOĞU’DAKİ YANGINI SÖNDÜREBİLİR’

Eğer devlet sağduyulu düşünürse Sayın Öcalan’ı esas alarak hem Ortadoğu’daki yangını söndürebilir, hem de Türkiye’deki bütün halkların kardeşliğini güçlendirebilir, bütün hakların bir arada yaşamasını sağlayacak olan öz yönetimi kabul ederseniz bu kavga biter diye düşünüyoruz. Biz sivil yönetimlerin üzerine ne düşüyorsa bunu yapmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

‘DEMOKRASİ VE ADALETİ KENDİ TANKINIZIN NAMLUSUNDA GÖRÜYORSANIZ YANILACAKSINIZ’

Bu direniş çadırından size sesleniyorum. Sizi samimiyete davet ediyorum. Bu işin muhatapları bellidir. Sivil yöneticiler olarak üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız ama bütün demokrasiyi, adaleti kendi tankınızın namlusunda görüyorsanız yanılacaksınız. Sizden önceki siyasetçiler, önceki iktidarlar da katliamlar yaptı ama Türkiye halklarına bir fayda sağlanamadı. Siz de bu kirli politika ile bu halkı yanınıza çekemezsiniz. Yanılıyorsunuz, yanlış, karanlık bir yoldasınız. Biran önce uyanmanız gerekiyor. Rojava’nın Süriye’nin de sebebi sizlersiniz. PYD’yi kabul etmiyorsunuz, HPG’yi, KCK’yi, Öcalan’ı, HDP’yi kabul etmiyorsanız bunların şahsında aslınad Kürtleri inkar ediyorsunuz. Bunu da başaramayacağınızı bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bugüne kadar bir kazanımı varsa Kürtlerin sayesinde kazanmışsınızdır. Eğer bugün Ortadoğu’da bir söz sahibi iseniz Kürtlerin sayesindedir. Sizin yaptığınız yetmiyormuş gibi Avrupa’yı, Amerika’yı, Ortadoğu’yu da Kürtlere düşman yapmak için elinizden geleni yapıyorsunuz.

‘KEPENK KAPATMA 1 GÜN, YAS 3 GÜN SÜRECEK’

Biz bu vesile ile Gever’de bir günlük kepenk kapatma ve hayatı durdurma eylemini başlattık. Cizre’deki halkın arkasında olduğumuzu belirtmek için, onlara destek vermek için, onların yanında olmak için bir günlük hayatı durdurma kararını aldık. 3 gün de yas devam edecek. Ama dediğim gibi Kepenk, kontak kapatma sadece bir güne mahsustur. Bir gün sonra normal hayat devam edecektir. Cire’de, Silopi’de, Nusaybin’de, Kerboran’da, Sur’da bu katliamlarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu katliamı gerçekleştiren AKP hükümetini protesto ederek, nefretle, şiddetle kınıyoruz” dedi.