Demirtaş: 'Cizre'de kim oldukları belli olmayan birimler var'

Cizre'ye gelen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve beraberindeki milletvekili heyeti, 200'e yakın insanın hayatını kaybettiği Cudi Mahallesi'ndeki bodrumları incelemeye gitti.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve beraberindeki milletvekili heyeti aylarca sokağa çıkma yasağının sürdüğü Cizre'ye geldi. HDP heyetini, Cizre Belediyesi önünde HDP ve DBP ilçe eşbaşkanları, Cizre Belediyesi eşbaşkanları, belediye meclis üyeleri ve STÖ temsilcileri karşıladı. Belediye ziyaretinin ardından Demirtaş ve HDP milletvekilleri Osman Baydemir, Çağlar Demirel, Ali Atalan, Mehmet Ali Aslan, Dirayet Dilan Taşdemir, Cuma Namazı'nı kılmak için Ulu Cami'ye gitti. 

Heyet, cami yolunda esnafları da selamladı. Namazın ardından Demirtaş halkla birlikte yürüyüş halinde Cudi Mahallesi'ndeki yaralıların mahsur kaldığı bodrumları ziyaret etmek istedi. 

Demirtaş beraberindeki heyet, araçlarla mahalleye giderek, 200'e yakın kişinin hayatını kaybettiği bodrumlarda inceleme yaptı. Demirtaş, burada açıklamalarda bulundu.


Demirtaş'ın açıklamasının satır başları şöyle: 

"Cizre halkının dik duruşunu kutlamak gerekiyor. Burada maalesef yüzlerce insanımız katledildi. Kaybettiğimiz her bir kardeşimize Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine ve halkımıza sabır diliyorum. Şuanda bile üzerinden aylar geçmesine rağmen ne kadar vahim bir tablonun olduğu hala gözler önünde. Birkaç mahalle, sivil yerleşim alanları tank ve top atışlarıyla tümünden yok edilmiş durumda. Burada bir savaş suçu işlenmiştir

'Cizre'de kim oldukları belli olmayan birimler var'

Sivillere ait yerleşim alanlarına orduya ait tank, top ve ağır silahlarla operasyon yapmak bir savaş suçudur. Aylardır Cizre'de bunlar yaşanıyor. İdil'de, Silopi'de, Şırnak'ta, Gever'de, Nusaybin'de benzer durumlar yaşanıyor ve aynı suç işleniyor. Ve maalesef ki Türkiye'nin bir kısmının bundan haberi bile yok. Görünmesin, duyulmasın diye basın üzerinde büyük bir baskı var. Hali hazırda Cizre'nin bütün sokaklarında büyük bir baskı ve yasak devam ediyor. Gördüğünüz gibi burada bir eş genel başkan olarak ben açıklama yaparken bile 2911 sayılı yasaya aykırıdır diye müdahale etmeye çalışan tuhaf birimler var. Kim oldukları belli değil. 

Buradaki vahşetin boyutunu görmek isteyen herkes bu gün Cizre'nin dik duruşunun yanında yer almalıdır. Yapılmaya çalışılan şey Cizre'yi yıldırmak, korkutmaktır. Ama herkes şunu bilmeli ki, faşist barbarlık karşısında halkımız asla diz çökmeyecektir.

Yaptığınız her türlü hukuksuzluğun hükümet olarak hesabını vereceksiniz. Kanunsuzluğun hesabını mutlaka vereceksiniz. Davutoğlu şunu bilmeli ki, şu emri verdiği için nasıl Bosna kasabı yargılandı, ceza aldıysa senin de bir gün ulusal veya uluslararası yargı önünde hesap vermen için elimizden geleni yapacağız. Sanmasınlar bu barbarlığı yapanların yanına kar kalacaktır. Ve sanmasınlar halkımız bu barbarlık karşısında korkacak, unutacak ve diz çökecektir. 

'Cizîr a Botan gölgesinden korkan AKP'ye pabuç bırakmayacaktır'

Tüm halkımızı yıkımın olduğu yerlerle dayanışmaya çağırıyoruz. Her bir sokağımızı, caddemizi, iş yerimizi dayanışma içinde inşa edebilecek güçteyiz. Bu barbarlık tarihine karşı kahramanlık tarihini yazmış halkımızın 7'den 70'e herkesin yanında olduğunun bilinmesi lazım. Cizîr a Botan defalarca barbar zihniyetler tarafından teslim alınmaya çalışıldı. Bu gün de bunu yapmaya çalışıyorlar ama başaramayacaklar. Halkımız iradesinin etrafında dimdik, sağlam bir şekilde duracak ve bu gölgesinden bile korkan AKP zihniyetine asla pabuç bırakmayacaktır

Barış dedikçe üstümüze tankla, topla halkımızın her bir yaşam birimine vahşice saldıranlar bu savaşın sorumlusudur. Hükümettir bunun sorumlusu. AKP'den başka bunun sorumlusu yoktur ve mutlaka bunun hesabını verecektir."