"Darbecilerin yargılanması süratle yapılacak"

Başbakan Binali Yıldırım, "Bunlar davaları uzatmak için başkalarının isimlerini veriyor, böyle bir oyuna gelmeyeceğiz. Darbecilerin yargılanması süratle yapılacak" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde düzenlediği basın toplantısında 2016-2019 Orta Vadeli Programı açıkladı. Programın ana çerçevesine değinen Yıldırım, dünya ekonomisinden bahsetmekte yarar olduğunu belirterek, "2009 krizinden itibaren dünya ekonomisinin büyümesi maalesef artmadı, daha az her yıl azalan bir şekilde büyüme devam etti. Bu eğilim bu yıl da sürdü. Bunun sebebi ne? Küresel güven kaybı oldu. Birtakım sanal ticaret yaparak şirketler gerçekten büyümediği halde, para, kağıt oyunları ile sonunda ellerinde patladı" ifadelerini kullandı.

Başbakan'ın açıklamalarından bazı bölümler şöyle:

"Terörle mücadelede yoğun bir yıl, üstüne üstlük FETÖ ile mücadele. Geçtiğimiz 9 ay boyunca hemen hemen hiç boş durmadık. Mutlaka sürekli bir olayla karşı karşıya, krizle karşı karşıya kaldık ve bu krizlere önlem almak gibi durumla karşı karşıya kaldık. Buna rağmen darbe bile dinlemedik yapısal reformlara devam ettik. Bütün toplum kesimlerini ilgilendiren çokça kanun çıkardık. Her biri, her bir vatandaşımızın hayatına dokunan ve geleceklerine yönelik birtakım faydalar sağlayan kanunlar. Bunların semeresini şimdi görmeye başladık. Prim affından tutun, vergilerin yeniden yapılandırılması, şehit ve gazilere bazı ilave imkanlar sağlanması, teşviklerin özel sipariş usulü yapılması yani öyle sıradan teşvik değil. Özellikle arzeden mallar için sipariş usulü yani ısmarlama teşvik modelinin geliştirilmesi. İhracatın artırılmasına yönelik tedbirler alınması. Yerlileştirme var. Firmalar ihracat artışını sağlamayı taahhüt ederse onlara ilave teşvikler sağlanacak."

"İstikrarımızı sürdürmek bizim görevimiz"

"Orta vadeli programın 5 tane temel amacı var. Bunlardan birtanesi, istikrar. Siyasi istikrar, ekonomik istikrar. Siyasi istikrar var mı, var. Allah'a şükür milletimizin tam desteği var hükümetimize. 15 Temmuz'da bunu gördük. Ülkemizi karanlıklara sürüklemeye çalışan terör gruplarına gereken dersi verdi. İstikrarımızı sürdürmek bizim görevimiz. Bu haliyle istikrar olunca kapsayıcı bir büyümeyi de gerçekleştireceğiz. Büyümenin kalitesinden bahsediyoruz, saman alevi gibi büyüyorsunuz, tamamen tüketime bağlı, bu kalıcı olmaz. Katma değer üreten fark oluşturan, mukayeseli üstünlük sağlayan bir büyüme altyapısını oluşturmak, büyümenin çeşitliliğini kalitesini artırmak. Rekabet gücümüzü geliştirmek. Herkesin yaptığı işi yaparsanız oradan fazla bir şey öğrenemezsiniz. Çok az kişinin yaptığı işi yaparsanız bir adım öne geçersiniz. Hiçkimsenin yapmadığı işi yaparsanız piyasanın öncüsü siz olursunuz. Türkiye, katma değeri yüksek teknolojik ürünlerde söz sahibi olması lazım. Savunma sanayi, uzay ve havacılık, bilişim sektöründe, ilaç sektöründe bunu başarabiliriz, kimyasallarda bunu başarabiliriz. Bunlar ana sektörler. Bu sektörlere demek ki daha da yoğunlaşacağız, yerlileştirmeyi artıracağız."

"Kademe kademe enflasyonu düşürmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Buradaki oranlar belki küçük görülebilir."

"Cari açık sattıklarınızla aldıklarınız arasındaki farktır. Döviz açığımız, dış ticaret açığımız, borç ödüyoruz ondan dolayı açığımız var. İrad, masrafı korumuyor. Demek ki ne yapacağız, iradı üretimi artıracağız. Satarken azimli, alırken nazlı olacağız, prensip bu. İçeride yaptığımız birşey varsa, fuzuli yere dışarıdan almayalım. Pahalı pahalı, milletin almasına gönlümüz razı gelmez. İçeride yapılan şey dışarıda yapılanla aynı olmalı ki vatandaş dışarıdan almasın."

"Herkes şimdi ihracatçı oldu, eskiden belirli ülkeler yapıyordu. Şimdi herkes çantasını eline aldı satmaya çalışıyor, pazar daraldı. Fark oluşturmak lazım. Onun için de teknolojiye, yenilikçiye yatırımı yapmamız gerekiyor. Verimliliği artıracağız. Bol bol üreteceksiniz. Çin nasıl yapıyor? İstemediğin kadar üretiyor, düşük fiyatla satıyor. Daha çok üreteceğiz, daha çok ürettiğimiz zaman daha makul fiyatlarla satma imkanına kavuşmuş olacağız."

"Savurganlık, hovardalık yok. Nereye ne lazımsa onu vereceğiz. Hesabımızı kitabımızı düzgün yapacağız. Eldeki parayla ihtiyacımızı karşılayacağız. İktisadın en bilinen kuralı ihtiyaçlar sınırsız, kaynaklar sınırlı. Sınırsız ihtiyaçlarda öncelikler belirlememiz lazım. Kaynaklarla bu öncelikli ihtiyacı karşılamamız lazım. Seçim var diye böyle ipin ucunu bıraksaydık, bugünlere gelmezdik. Seçim gelir geçer ama geçim lazım. Bu konuda ilk günkü gibi kararlılığımız devam edecek."

"Büyümede 5 stratejimiz olacak. İnsan kaynak kapasitemizi geliştireceğiz. Daha iyi eğitim alacak, işbaşı eğitim alacak, mesleki konularda sadece okulda verilenlerle yetinmeyeceğiz. İş hayatında mesleğini geliştirmeye devam edecek. Bizim petrolümüz yok. Bizim mutlak üstünlüğümüz yok, mukayeseli üstünlüğümüz var. O da genç nüfusumuz. Genç nüfus güç demektir. En büyük zenginliğimizdir. Gençlerimizi geleceğimiz olarak görüyoruz. İşgücü piyasasını daha etkin hale getireceğiz. Teknoloji ve yenilik geliştirme kapasitesini artıracağız. Fiziki yapıya zaten yatırım yaptık. Hastaneler, okullar, Türkiye'nin her tarafında, doğusunda, batısında bölge farkı gözetmeksizin altyapıyı yaptık. 2018 sonunda da Ankara, Kırıkkale, Yozgat hızlı demiryolu başlayınca doğu batı yolunda artık trafik problemi kalmayacak. Çünkü, altyapı olmazsa gelişme olmaz, üstyapı olmaz."

"Bu 3 yıllık program içinde neyi hedefliyoruz? Büyümenin artarak devam etmesi, kişi başına gelirin artması, yeni iş, aş alanları oluşturulması yani istihdam. Okuldan mezun olan gençlerimiz var, çalışma yaşına gelen vatandaşlarımız var, bunların iş bulması için sürekli yatırım yapmak lazım. Doğu ve Güneydoğu Kalkınma Hamlesinin ana maksatlarından birisi bu. Bölgenin kalkınmasını yapmakla beraber Türkiye'nin genel kalkınmasına ciddi bir kaldıraç etkisi yapacak. Bunları yaparken enflasyonu düşüreceğiz. Cari işlemler açığını azaltacağız. Bütün bunların anahtarı mali disiplinden asla vazgeçmeyeceğiz. Yani, şimdi ikisi birbiriyle bütün mali disiplin de diğerleri birbiriyle çelişkili gibi görülebilir, öyle değil."

"Darbecilerin yargılanması süratle yapılacak"

"Mutlaka yargılama süreleri kısaltılmalıdır. Bunu ilk 15 Temmuz darbecilerinden başlıyoruz. FETÖ'ye bulaşmış binlerce insan var ama bunların hepsi darbeye karışmış değil. Süratle doğrudan darbeye karışmış olanların, eline silahları almış olanların belgeleri, bilgileri ortada bunları bekletmeye gerek yok. Bunlar davaları uzatmak için başkalarının isimlerini veriyor, böyle bir oyuna gelmeyeceğiz. Darbecilerin yargılanması süratle yapılacak. Yargılama sürelerini kısaltmanın yolları var. İhtisas mahkemeleri kurulacak. Uzlaşma mekanizması kuruyoruz. Bilişimle ilgili davalara bakacak mahkemeler kurulacak, finans konularına bakacak mahkemeler kurulacak. Gündemimizde olan İstanbul Finans Merkezi'ni yasal altyapısıyla hayata geçireceğiz. Bir yerde işlemleri bir yerden olacak, Sağlık Bakanlığı ilgileniyorsa Sağlık Bakanlığının bilgileri de oraya akacak. Bunların hepsi tek merkezden, makul bir zaman içerisinde ve bedelle yapılmış olacak. Taşınır rehni, sadece bina arsa gibi varlıklar değil, elindeki bilgisayar torna tezgahı veya herhangi bir değer, makine bunlar da iş yaparken teminat olarak görülecek. Bankalar bunları saymıyor, binayı boş zannediyor. Diğer varlıklar teminat kabul edilmiyor. Bir tane tablosu var, dünya kadar para, o da teminat olması lazım."

"22 ilde kapsamlı bir yatırım hamlesi başlıyoruz"

Konuşmanın ardından Başbakan Yıldırım ve toplantıya katılan isimler gazetecilerin sorularını cevapladı. Bütçe açığına ilişkin soruya Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, "1.9'a çıkmasının temel nedeni yatırımlarımızdaki önemli artış, 2017 yılı için. 2016 başlangıç ödeneğine baktığımızda yatırımların gayri safi yurtiçi hasıla içindeki payı 2.3 idi. Biz 2017 yılında 2.8'e çıkarıyoruz. Yaklaşık 67 milyar liralık sermaye giderlerimiz var, 11 milyar civarında da sermaye transferi söz konusu" şeklinde konuştu.

Maliye Bakanı Ağbal, bütçe açığına ilişkin, "22 ilde kapsamlı bir yatırım hamlesi başlıyoruz. 2017 yılında bütçemizin hem gelir hem de harcama tarafında önemli kararlar alıyoruz, bütçe açığını bu sayede yüzde 2'nin altında tutmayı sürdüreceğiz" dedi.

Eğitime ilişkin soruya Yıldırım, "Tek tip değil. Tek tedrisat, yani tam gün, tam zamanlı eğitim. Yani, öğlenciler, sabahçılar vardı ya, hem sabahçıyım, hem öğlenciyim. Aynen çalışanlar gibi. Nasıl işe gidiyorsun, okula da sabah gidip akşam geleceksin" karşılığını verdi.