1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Cumartesi Anneleri Hurşit Külter ile Ayfer Öztürk’ün akıbetini sordu
Cumartesi Anneleri Hurşit Külter ile Ayfer Öztürk’ün akıbetini sordu

Cumartesi Anneleri Hurşit Külter ile Ayfer Öztürk’ün akıbetini sordu

Cumartesi Anneleri, adalet arayışlarının 589’uncu haftasında bir kez daha Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek, ’92 yılında Dersim’de gözaltında kaybedilen Ayfer Öztürk’ün ve 44 gündür kendisinden haber alınamayan Hurşit Külter’in akıbetini sordu.

A+A-

Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması için sürdürdükleri adalet arayışlarının 589’uncu haftasında bir kez daha Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

“Failler belli, kayıplar nerede” pankartını açıldığı eylemde, kayıpların fotoğrafları ve 44 gündür kendisinden haber alınamayan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şırnak İl Yöneticisi Hurşit Külter’in fotoğrafları taşındı.

Eylemde, 24 yıl önce Dersim’de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Ayten Öztürk’ün de akıbeti soruldu. Öztürk’ün avukatı Cihan Söylemez tarafından gönderilen ses kaydı eylemde dinletildi. Haftanın basın açıklamasını okuyan Evrim Baykand, sözlerine “Hurşit Külter nerede?” diyerek başladı.

“‘Hurşit Külter nerede?’ Bu suskunluğun anlamını biliyoruz”

Devlet yetkililerinin bir siyasetçinin 44 gündür ortadan kaybolmasına sessiz kaldığını dikkat çeken Baykand, “Biz bu suskunluğu ’90’larda Şırnak’ta yüzlerce insan gözaltına alınıp kaybedildiğinde de tanık olmuştuk. Bu suskunluğun anlamını biliyor ve soruyoruz: ‘Hurşit Külter nerede?’ Bu suskunluğun anlamını biliyor ve Cumhurbaşkanı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun acilen devreye girmesini istiyoruz. Devletin Kerime Külter’in ‘oğlum nerede?’ sorusunu hakikate uygun bir biçimde cevaplamasını istiyoruz” dedi.

Evrim Baykand, okuduğu basın açıklamasında,  Dersim’de yaşayan Öztürk ailesinin üzerindeki baskılara değindi. Eylem konuşmalarla son buldu.

Ayfer Öztürk’e ne oldu?

Öztürk ailesi Dersim’de yaşıyordu. Ailenin büyük kızı ve eşi dağda olduğu için üzerlerinde baskı vardı.

Tunceli İl Özel İdaresi’ne şef olarak çalışan baba Hıdır Öztürk, 1992 yılının Mayıs ayında Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazgankıran tarafından 3 kızı ile birlikte alay komutanlığına çağrıldı. Albay, “Aklınızı başınıza alın” şeklindeki tehditlerden sonra onları, “Polis Ahmet” diye bir kişi ile tanıştırdı.

Albayın tanıştırdığı kişi aslında MİT ve JİTEM adına çalışan “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’dı. Yıldırım, kardeşleri sorguladı, telefon ve adres bilgilerini aldı. Bu olaydan kısa bir süre sonra hemşire ve mühendis olan kız kardeşler Dersim’den sürüldü.

Hıdır Öztürk’ün Dersim’de olan kızı Ayten Öztürk, Mazgirt ilçesine bağlı Akpınar’daki Tunceli İl Özel İdaresi’ne ait bir fabrikada çalışıyordu. 27 Temmuz 1992 akşamı mesai çıkısı sonrasında içinde 4 kişi bulunan beyaz bir arabayla kaçırıldı. 8 Ağustos 1992 tarihinde Elazığ Karşıyaka Kartaltepe mevkiinde, bir eli dışarıda kalmış şekilde gömülü olarak bulundu.

İşkenceden tanınamayacak hale gelmiş Ayten Öztürk’ün kimlik teşhisi giysilerinden yapılabildi. Ama işkence bulguları otopsi raporunda yer almadı, doktorlar detaylı otopsi yapmadı. Açılan soruşturma hızla kapatıldı.

Bizzat JİTEM komutanları, JİTEM elemanları Ayten Öztürk’ü “Yeşil” ve ekibi tarafından OHAL Valiliği’nce Yeşil’e tahsis edilen beyaz Land-Rover araç ile kaçırıldığını, daha sonra Diyarbakır JİTEM’e götürüldüğünü ve burada üç gün boyunca işkence gördükten sonra infaz edildiğini açıkladı ve bu açıklamalar basında da yer aldı.

13 Aralık 2011’de Meclis Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu baba Öztürk’ü dinledi. Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Elazığ ve Tunceli Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu üzerine Elazığ Cumhuriyet Savcılığı dosyayı yeniden açtı. (imc)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.