1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. CHP'li Fikri Sağlar'dan Kılıçdaroğlu'na: 110 imzayı toplayıp AYM'ye gitmeliyiz
CHP'li Fikri Sağlar'dan Kılıçdaroğlu'na: 110 imzayı toplayıp AYM'ye gitmeliyiz

CHP'li Fikri Sağlar'dan Kılıçdaroğlu'na: 110 imzayı toplayıp AYM'ye gitmeliyiz

"HDP'nin Meclis'ten atılmasına katkı vererek kendi ayağımıza sıktık"

A+A-

Partisinin Antalya'daki kampında konuşan CHP Mersin MiletvekiliFikri Sağlar, dokunulmazlıkların kaldırılması teklifinin kabul edilmesine parti olarak verdiği desteği eleştirerek, "Yasanın iptali için 110 imzayı toplayıp Anayasa Mahkemesi'ne gitmeliyiz" dedi. 

Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi’nde ve grupta kendilerine Erdoğan’ın üslubuyla hitap ettiği eleştirisinde de bulunan CHP’li Sağlar, partiyi taşıyan örgüte saygı duyulmadığını söyledi.

Sağlar, AKP’nin teklifine evet diyenlerin üzerindeki tarihi sorumluluğunu hatırlatarak, “Bugünü, Antalya’yı unutmayın” diye konuştu. 

CHP’nin bu süreçte kötü bir sınav verdiğini söyleyen CHP’li Sağlar, Kürt sorununun çözüm yerinin Meclis olduğunu dillendirdikleri halde, HDP’lilerin Meclis’ten atılması sürecine katkı vererek kendileriyle çeliştiklerini ve aynı zamanda kendi ayaklarına da sıktıkları eleştirisini yönetime yöneltti.

CagdasSes.com'da yer alan habere göre, Sağlar'ın kamptaki konuşmasından satırbaşları şöyle: 

“Çok kötü bir sınav verdik”

"1923’ten bugüne kadar demokrasi, laiklik, çağdaşlık, aydınlanma doğrultusunda iddialı tek Müslüman ülke Türkiye. Ama bugün AB içerisinde sınırları, ismi ve rejimi tartışılan tek ülke haline geldik. Dolayısıyla son derece kritik bir dönemdeyiz ve bu kritik dönemi ileriye doğru yapacağımız adımlarla ve planlarla geçmeliyiz. Aksi takdirde Türkiye, bizlerin atalarının Mustafa Kemal Atatürk ve onun arkadaşlarının getirmiş olduğu Türkiye’yi kaybetmekle karşı karşıya kalacağız. Görünen o ki, 2023 ilkeleri ile ortaya koyulan bir Recepistan’ın kurulması. Dün itibariyle biz bu Recepistan’ın kurulması doğrultusunda önemli bir katkıda bulunuldu. Bu sözü söylerken altını çizerek söylüyorum, nitekim büyük bir çoğunluk bizim tarafımızdan ne denli kötü bir sınav haline getirildiğini anlatmak istiyorum.

“Kürt sorunu parlamentoda çözülür dedik, HDP’nin Meclis’ten atılmasına katkı veriyoruz”

Anayasa’ya aykırılığı, şusu busu, HDP ile yan yana görünmeme korkusu filan... Bunları bir kenara bırakıyorum ama biz ne dedik? Yıllardır, “Kürt sorunu Parlamento’da çözülür” dedik. TBMM’de Kürt sorununu çözme doğrultusunda sınav veren milletvekillerini, Meclis’in dışına atma noktasında biz de katkıda bulunduk.

“Kendi ayağımıza sıktık”

Aslında katkıda bulunurken biz kendi ayağımıza da kurşun sıktık. 62 milletvekili arkadaşımızı da aynı giyotine teslim ettik. Çünkü arkadaşlarımıza denildi ki daha önce, “Biz de hapis yatalım, aydınlar bedel ödüyor”

"78 kuşağıyım, bedel ödeyerek geldim"

Ben 78 kuşağıyım, zaten bedel ödeyerek geldim. Yani hapis bizi korkutmuyor, oraları biliyoruz. “Biz sadece ziyaret ediyoruz” dedi bir arkadaşımız, ne olduğunu bildiğimiz için, Türkiye’nin nereye götürüldüğünü bildiğimiz için onlara destek olmaya çalışıyoruz. Dün biz kendi ellerimizle Meclis’i feshetme doğrultusunda önemli bir katkıda bulunduk. Yarından itibaren de parlamenter sistemin itibarsızlaştırılması doğrultusunda adımlar atılacak.

“Yargı kaçak Saray’ın emrinde”

Bazı arkadaşlarım söylediler altını çizerek, ben hukukçu değilim ama mahkemelere çok sık gidip gelen, yargılanan birisiyim. Hatta idamla yargılanan birisiyim. Karşınızdaki yargının mensuplarının bir kaçak saray mensubu olduğunun bilinmesi gerekir. Eren Erdem çok mizahi bir şekilde anlattı, “İsim vereceğim” dedi ama vermeyecek tabi, biliyorum. Ama çektiği sıkıntıyı bize olan sitemini, yaptığımız yanlış politikanın nereye götüreceğini altını çizerek söyledi. Yarın bunları yaşadığımızda Antalya’yı unutmayalım.

“Davutoğlu beyaz toroslarla tehdit etti”

Ben birkaç şeyin üzerinde durmak istiyorum. 7 Haziran’dan 1 Kasım’a giderken siyaseti yakalayamadığımızı, güvenlik politikasıyla 7 Haziran öncesi uyguladığımız politikanın farklı olduğunu ya da bunların değiştirilmesi gerektiğini ortaya koyamadığımızla ilgili çok şeyler söylendi. Ben şunu söylemek isterim, Ankara garının bombalanması sonrasında Başbakan Davutoğlu’nun çıkıp “Van’a gidip bombaların patlamasını istemiyorsanız bize oy verin ama bize oy vermezseniz bombalar patlamaya devam eder ve beyaz toroslar dolaşır” ihtarını siyasete ekledi.

“CHP’de politikaları neden sadece genel başkan belirliyor?”

Herkes burada. Siyaseti kim oluşturuyor? Sayın Genel Başkanımız kurultaydan geldi ve partiyi temsil ettiği ve politikalarını oluşturma yetkisi olduğunu biliyoruz. Ama aynı kurultayın seçtiği Parti Meclisi var, Meclis grubu var, buralarda siyasi kararlar verilmeden tek başına söylenen sözlerin bizi nereye kadar götürdüğünü ve ülkeyi de nereye kadar götüreceğini görüyorum.

“Orhan Doğan’ın Meclis’ten alındığı günü yaşadım”

Dokunulmazlıkla ilgili baştan itibaren hayır dememin nedenini anlatayım. Ben 2 Mart 1994’ü yaşayan birisiyim. O zaman da böyle bir gece ansızın dokunulmazlıkların kaldırılması doğrultusunda bir karar verildi. Bizler hükümet ortağı olmamıza, Bakanlarımızın olmasına ve hayır dememize rağmen dokunulmazlıklar kalktı. Hatırlayacaksınız, hepimizin hafızasında bir resim kaldı. Orhan Doğan’ın başından itelenerek arabanın içerisine sokulması resmi. Onlar iki gün boyunca da Meclis’te kaldılar ve Mehmet Ağar o zaman Genel Müdür olarak; “Sizi gider, Meclis’ten de alırız” demesi üzerine Parlamento’ya halel gelmemesi adına dışarı çıktılar ve o olayla karşı karşıya kaldılar. Sonra? Sonra Türkiye’de kan aktı, 28 Şubat’a gidildi.

“110 imza toplayıp AYM’ye gitmeliyiz”

Şimdi bir şey yapmak lazım. Evet, siyaset strateji işidir diyebiliriz, 110 milletvekili arkadaşımızla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabiliriz ve bu yasanın reddedilmesi doğrultusunda çaba gösterebiliriz. Bu adımı atmak zorundayız. Arkadaşlarımız çeşitli yerlerden gelen sıkıntıları açıklıyorlar. MHP imza atmayacağını açıkladı, bazı arkadaşlarımız da ona imza vereceğini söylediler. Ama ondan daha önemlisi biz 134 kişiyiz arkadaşlar. 110 imzayı toplayarak gereğini yapabiliriz diye düşünüyorum.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.