1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. CHP, Meclis'i terk mi edecek
CHP, Meclis'i terk mi edecek

CHP, Meclis'i terk mi edecek

CHP'nin Meclis'ten çekilmesi çağrısı; çok anlamlı bir çağrı değil. Gün, Meclis'in çalışması zamanıdır. Meclis'e rağmen çözüm arama hayalciliğine kapılmanın anlamı yok.

A+A-

ORAL ÇALIŞLAR / RADİKAL

CHP İstanbul milletvekillerinden Sabahat Akkiraz başlattı, Şafak Pavey destek çıktı. Akkiraz ve Pavey, bir protesto biçimi olarak milletvekilliğinden istifa etmek istediklerini, istifa edebileceklerini beyan ediyorlar. Hatta Akkiraz, Kemal Kılıçdaroğlu’na istifa dilekçesini verdiğini de söylüyor. (Tabii ki adres orası değil, Meclis Başkanlığı). 

Daha önce de CHP’nin Meclis’i terk etmesini öneren girişimler olmuştu. Çok ilgi görmemekle birlikte, zaman zaman, bu çıkışlar gündeme geliyor. İyice yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri ortamındayız. Kutuplaşmış Türkiye’de bu seçimin de parçalanmayı derinleştiren bir dinamiğe doğru evrilme ihtimali, oldukça yüksek. Bunun işaretlerini bir süredir görüyoruz. Seçim rekabetinden kaynaklanan bazı taktik hamleler; meşru ve parlamenter bir zeminde kaldığımız sürece, anlayışla karşılanabilir. 

Ancak, eğer CHP Meclis’i terk ederse kutuplaşma ve anormalleşme, daha uç noktalara doğru ilerleyebilir. Daha da düşman kamplar haline dönüşebilir, kendimizi daha da saçma bir boşlukta bulabiliriz. 

Türkiye iki uç arasında sallanıp duruyor. Bu psikolojinin, cumhurbaşkanı seçimi üzerinden kontrolsüz şekilde tırmandırılması; şu an hesap etmediğimiz birçok riski tetikleyebilir. 

Ayrıca; bütün bunlar hangi toplumsal ortamda cereyan ediyor? Tüm Türkiye, Soma maden faciasına ağlarken. Bu facianın masaya yatırılması gereken günlerden geçerken, bir Meclis krizi yaratma eğilimi içine girmek, nasıl bir ruh halinin ürünü? 

Soma, Meclis’e gelmeli 


Kutuplaşmadan, kamplaşmadan büyük bir çoğunluk şikâyet ediyor. Soma’da, bu bölünmeyi yaşamayı sürdürdük. Bir yandan da bütün bu tablodan duyulan mutsuzluk, derinleşerek ve karmaşıklaşarak, hayatımızı zehirliyor. 

Yapılacak olan ilk iş, Soma faciasını Meclis’in gündemine taşımak. İş güvenliği, maden kazalarına karşı alınacak önlemler, madencilerin yaşam güvencesinin sağlanması gibi bir dizi sorun; en azından bu psikolojik ortamda, işçilerin lehine bir eksenden ele alınabilir. Gerekli yasal önlemler, Meclis’in gündemine taşınabilir. Örneğin Türkiye’nin, ILO Sözleşmesi’nin gerekli kıldığı maddeleri imzalaması, sağlanabilir. 

Ana muhalefet partisi CHP, yapıcı bir dille ortaya çıkabilir. Soma faciası boyunca sürdürdüğü olgun ve dengeli tutumu devam ettirip; bu konuyu bir düşmanlaşma haline getirmeden, acıları paylaşmayı esas alabilir. Daha da ötesi; alınacak yasal önlemler konusunda bir mutabakat oluşmasında, CHP kilit rol oynayabilir. 

Şafak Pavey’in çağrısı Sabahat Akkiraz’ınkinden biraz daha farklı: Pavey şöyle diyor: "Muhalefet giderse, kim iktidara Soma’nın hesabını soracak? Muhalefet görevini yapıyor. Asıl görevini yapmayan iktidar. Ben, bu istifa çağrısı ile onlara ödevlerini hatırlatmak ve örnek duruş sergilemek istiyorum.” Evet, Soma’nın hesabı sorulmalı. Soma, Meclis’in gündemine girmeli. Hükümetin de sorumluluğu ele alınmalı. Peki, bütün bunlar; siyasi kumar anlayışı içinde değil; ‘sorunlara çözüm üretme ve hakikaten varolan ihmalin gerçek sorumlularını ortaya çıkarabilme’ hedefiyle, gerçekleştirilemez mi? 

Benim izlenimim o ki; toplumun ezici çoğunluğu, hangi siyasi görüşten olursa olsun, Soma’nın acısını yüreğinde hissetti. Değişik boyutta ve zamanla daha iyi analiz edebileceğimiz bir ortak psikolojik zemin oluştu, oluşuyor. 

Fotoğrafı, gerçekte olduğundan daha negatif, daha siyah-beyaz gösterenlerse; büyük ölçüde militanlaşan kadrolar. Büyük faciadan siyasi sonuçlar çıkarmak isteyen faydacı yaklaşımlar, işleri içinden çıkılmaz hale getirebiliyor. Gürültüyü, daha çok, küçük azınlıklar çıkarırken; Meclis’te grubu bulunan bütün siyasi partiler, yani siyasi yelpazenin ezici çoğunluğu; (bazı uç çıkışlara rağmen) dengeli bir tutum gösterdi. Bir olgunluk sınavından, büyük bir ölçüde, başarıyla geçtiler. 

Bu nedenle CHP’nin Meclis’ten çekilmesi çağrısı; çok anlamlı bir çağrı değil. Gün, Meclis’in çalışması zamanıdır. Meclis’e rağmen çözüm arama hayalciliğine kapılmanın anlamı yok.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.