Çelik: "Özyönetim ilan ettim" demek siyasi suikast girişimidir

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "HDP, Başbakan Davutoğlu'ndan özür dilemelidir" dedi.

Başbakan Yardımcısı ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Diyarbakır'da toplanan Demokratik Toplum Kongresi'nden 'öz yönetim' kararı çıkmasını eleştirerek, "Özyönetim ilan ettim, demek siyasi suikast girişimidir" dedi.

Çelik, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Rusya ziyareti sırasında Türkiye'yi eleştiren tutumu ve Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in 'Kaçak çayımızı içer giderler' sözleri nedeniyle yeni anayasa yapım sürecinde HDP planlanan randevunun iptal edildiğine vurgu yapan Çelik, "HDP'nin Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan özür dilemesi gerekirken, hâlâ o sözlerinin arkasında duruyorlar" diye konuştu. Çelik, Önder'in sözlerine de "Başbakan’ın ziyaretini çay içer gibi gibi içini boşaltacak bir tutumla değerlendirmesi ziyaretin yapılmasını gereksiz kılmıştır" eleştirisini yöneltti.

AKP Sözcüsü, yeni anayasa çalışmaları ekseninde tartışılan başkanlık sistemine ilişkin olarak, "Başkanlık sistemi konusunda kuvvetler ayrılığı ve parlamento hakkında karşılaştırma yapalım. İçerik tartışmasından yola çıkarak, daha verimli bir sonuç alırız" açıklaması yaptı.

Partisinin MYK toplantısının ardından basın toplantısı düzenleyen Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başları şöyle:

Vatandaşımız TBMM'ye verdiği kompozisyonla yeni anayasa yapma şerefini tevdi etmektedir. Türkiye'nin sivil bir anayasaya ihtiyacı vardır.

Önemli olan halkın özne olduğu bir devlet yazılımını oluşturmaktır. Halkın iradesine bir takım atanmış kurumların ortak olduğu düzenlemelerin ortadan kalkması gerekir.

"Yarın başlayacak temaslar tarihi bir misyon üstlenecektir. Türkiye'nin yeni anayasaya kayıtsız şartsız ihtiyacı vardır."

Başbakanımızın randevu isteği bir süreçte bu talebin arkasından yaptıkları Rusya ziyareti ve sonrasında yaptıkları açıklamalar yadırganacak bir tutumdur. HDP'den gelen açıklamalar sınırları zorladı.

Açıklamalar sonrası özür dilemeleri gerekirken halen o açıklamaların arkasında duruyorlar. Bu yaşananlar bu randevunun iptalinin ne kadar haklı olduğunu göstermektedir. Meşru zeminden çıkanlar muhatap alınmazlar. Hendek siyasetini savunmak meşru bir siyaset değildir.

HDP'nin kapatılması

Siyasi partilerin kapatılmasına karşıyız. Çünkü siyasal partileri halk kurar. Kişilerle ilgili de şunu söylüyoruz. Hiç kimse terörü övemez kimse terör faaliyetlerine destek veremez. Kişilerin kendi sorumluluklarını almaları gerektiğini ancak siyasi partilerin kapatılmasına karşı olduğumuzu belirtiyoruz.

İspanya örneğinde de vardır. Terör destek veren partilerin kapatılmasın ilişkin düzenlemeler gelişmiş demokrasilerde de vardır. Çok geniş sınırlar vardır ancak terör konusunda düzenlemeler vardır. Ancak biz pati kapatmanın bir çözüm olmadığını düşünüyoruz.

"Başkanlık sistemi konusunda kuvvetler ayrılığı karşılaştırması yapalım"

Teröre destek verenlerin, tutumlarının karşılıklarını görmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sayın Başbakanımız CHP ve MHP'yle görüşecek. Bu konuda çalışma mekanizması kurulacak mı bu konuşulacak. Bizim kafamızda bir model var. Saatler süren toplantılar yapıldı. Türkiye'de halkın özne olduğu bir sistemi nasıl kurabiliriz? Bu konuşulacak. Türkiye'nin çok büyük bir kazanım sağlayacağını düşünüyoruz.

Biz diyoruz ki; 'Başkanlık Sistemi' konusunda kuvvetler ayrılığı ve parlamento hakkında karşılaştırma yapalım. İçerik tartışmasından yola çıkarak, daha verimli bir sonuç alırız."