1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Çallı: Demokratik Özerklik Hakkari’de inşa edilecek
Çallı: Demokratik Özerklik Hakkari’de inşa edilecek

Çallı: Demokratik Özerklik Hakkari’de inşa edilecek

BDP Hakkari İl Başkanı M. Mıraz Çallı: “Demokratik Özerklik Hakkari’de inşa edilecek. Hakkarili artık kendini idare edecek” dedi.

A+A-

ÖMER OĞUZ / YÜKSEKOVA HABER (ÖZEL)

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Hakkari İl Başkanı M. Mıraz Çallı demokratik özerkliğin ilk olarak Hakkari’de inşa edileceğini belirterek, “Hakkarili artık kendini idare edecek. Yani Ankara’dan, tek bir şahsın ağzından dökülen kelimeyle değil kendi sözüyle kendini idare edecek” dedi.

BDP Hakkari İl Başkanı M. Mıraz Çallı ile gündeme ilişkin bazı konuları konuştuk…

Sayın başkan demokratik özerklik için PKK Şırnak ve Hakkari’yi pilot bölge ilan etti. Hakkari ve Şırnaklıları neler bekliyor?

Bildiğiniz üzere demokratik özerklik projesi Sayın Abdullah Öcalan’ın geliştirmiş olduğu ve partimiz BDP ile yakın zamanda bünyesinde siyaset yapmaya başlayacağımız HDP’nin de parti programı içerisine aldığı bir projedir. Kürtlerin ve Türkiye’de yaşayan diğer halkların kendi kaderini tayin hakkından doğan bu proje öz itibarıyla ne ilk defa Kürtlerin icat ettiği bir projedir ne de Türkiye ve Kürdistan’a münhasır bir projedir. Bu öz ise her halkın kendi kendini idare etmesi, kendi kimliğini özgürce yaşaması esasına dayanır. Yani kısaca söylemek gerekirse demokratik ulus paradigmasına dayanır.

mirazcalli3.jpg

 “İLK ADIMI ŞÊX UBEYDULLAH NEHRÎ’NİN TORUNLARI ATACAK”

Yaklaşık yirmi yıl önce Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan gerek Dünya’daki gelişmeleri gerekse Kürdistan’da yaşanan kanlı savaş gerçekliğini önceden tahlil etmiş ve bugünkü demokratik özerklik projesinin temellerini atmıştır. Yugoslavya’da yaşanan soykırım, bugün dahi Ortadoğu’da devam eden katliamlar işte bu gerçeklikten, kendi kaderini tayin etme hakkının hiçe sayılmasından beslenmektedir. Demokratik özerklik bu yönüyle tüm Dünya halkları için nefes olma iddiasında bir çalışmadır.

Kendi özel koşullarımız açısından bakacak olursak Hakkari’nin, Kürdistan ve onun özgürlüğü konusundaki tarihsel yerine değinmeden yapılacak tüm değerlendirmeler eksik kalacaktır. Hakkari tüm zamanlarda, her alandaki tarihsel misyonunun gereğini yerine getirmiştir. Örnek vermek gerekirse şayet Şêx Ubeydullah Nehri bu dava için baş kaldırmamış olsaydı belki bugün kırk yıllık özgürlük mücadelesi bu kadar ilerlemeyecekti. Şayet Melayê Bateyî ilk Kürtçe mevlüdü yazmamış olsaydı DTK bugün inanç konferansına ev sahipliği yapamayacaktı belki.  Şayet Ehmedê Xanî Kürtçe yazmamış olsaydı bugün Rênas Jîyan okuyamayacaktık belki. Dolayısıyla eğer Kürt halkının kimliğine doğru ilerlediği bugünlerde barışa ve özgürlüğe bir atım atılacaksa bu ilk adımları elbette Şêx Ubeydullah Nehrî’nin torunları atacaktır.

DEMOKRATİK ÖZERKLİK HAKKARİ’DE İNŞA EDİLECEK

Yani demokratik özerklik Hakkari’de inşa edilecek diyorsunuz?

mirazcalli4.jpgElbette. Bu aynı zamanda bizim halkımıza verdiğimiz sözümüzdür. Gerek seçim dönemindeki çalışmalarımızda gerekse öncesinde hep bu vaadde bulunduk. Halkımız sandıkta gösterdiği teveccühle Partimizin bu projesini onaylamıştır. Hakkari’yi ne bekliyor dediniz. Şöyle ifade edeyim: Hakkarili artık kendini idare edecek. Yani Ankara’dan, tek bir şahsın ağzından dökülen kelimeyle değil kendi sözüyle kendini idare edecek. Bakınız yakın zamanda bir stadyum yıkıldı Hakkari’de. Kimin haberi var? Valilik kaç kişiye söyledi. ‘Yıkacaz edecez, ne düşünüyorsunuz?’ diye Hakkarililere sorma tenezzülünde bulundu mu? Hakkari’nin her tarafı baraj ve HES’lerle çevrilecek. Talê, Dizê köylerindeki insanlara en azında bir sorup ‘Ne düşünüyorsunuz?’ dendi mi? Gezi Parkı’nda yaşanlar da aynı şekilde. İşte demokratik özerklik baraja karşı çıkmayı, Hakkari’nin tüm yer isimlerinin orijinalinin kullanılmasını, Hakkari’nin yollarının yapılmasını beraberinde getirecek. Artık belediyeler ve valilik halkının taleplerinin karşılandığı tek adresler olmaktan çıkacak, her mahallenin meclisi ve şehrin konseyi olacak. Belediye ve valilik ise kent konseyinin kararlarına uyacak. Aksi halde meşruiyetini yitirecek.

KENDİ İPEK BÖCEĞİNDEN GÖMLEK ÜRETEN HAKKARİ NEREDE?

Yerinde yönetim inşa sürecinin paradigması ise, yerinden yönetimin ekonomisi için nasıl bir formül var elinizde?

Tabi şimdi kalem kalem nasıl bir ekonomik planlamanın yapılacağını söylemek için çok erken. Zaten bu sürecin kendisi devingendir. Fakat şunu açıkça ortaya koymak gerekir ki Hakkari esasında kendi kendisine yeten bir şehirdir. Merkezi hükümete aktarılan kaynakları bir kenara bırakın ve yirmi yıl önceki, seksen yıl önceki Hakkari’yi düşünün. Kendi ipek böceğinden gömlek yapan, kendi çizmesini üreten Hakkari’ye ne oldu? Milyonlarca küçükbaş hayvan ve arı kovanları nerede şimdi? Köyleri boşaltıldıktan sonra, evleri yıkılıp koyunları yakılan, yaylaları yasaklanarak hayvancılığı bitirilen Hakkari’ye köy tazminatlarıyla verilen sadakalar mı yeterli olacak? Hayır! Demokratik özerklik, kooperatifler yeterli olacak. Halk üretecek, halk yiyecek. Tabi gönül ister ki merkezi hükümet de destek versin.

HDP İLE İKTİDARIN ÖDÜNÜ PATLATTIK

HDP Türkiye’de siyasetin merkezi olabilecek mi? HDP projesini halka nasıl tanımlarsınız?

HDP siyasetin merkezi olmaya aday bir projeden ziyade tüm halkların kendisini özgürce yöneteceği bir Türkiye iddiasının merkezidir aslında. Hile hurdaya bulaşmış, artık halkların taleplerine cevap olamayan oldukça yorulmuş iktidar partisine en güçlü alternatif partidir şu anda. Ne yazık ki temelleri çok önceden atılmasına rağmen partileşme süreci çok geç tamamlandı. Tamamlanmasının ardından tüm Türkiye’de örgütlü olmamasından dolayı iki partiyle seçime girdik. Doğru bir karar mıydı tartışılır ancak kesin olan bir şey varsa iktidarın ödünü patlattık. Öyle olmasaydı ne hikmetse görünmeyen bir el şiddet kartını seçime kısa zaman kala devreye sokar mıydı? Açık konuşalım Efkan ALA HDP konusunda nasıl bir misyon yüklendi, bunu sorgulamak gerekir. Zaten devletin SHP’den beri korkulu rüyası Türklerin, Kürtlerin kendilerini ifade ettiği partilere oy verme ihtimali oldu. Bunu engellemek için de her şeyi yapıyorlar. HDP’ye yapılan planlı, devlet güdümlü, ırkçı saldırılar da bunu hedefledi. Deyim yerindeyse Türkiye’nin Batısına ‘Yahu ne yapıyorsunuz! Bu parti kuyruklu Kürtlerin partisi, hani kart kurt… Terörist işte bunlar.’ dendi. Ama görüyorlar ki artık bu paranoyaları, kirli politikaları bir sonuç vermiyor. Zira Türkiye kendi kendini yönetmek istiyor. Gezi Parkı yıkılmasın, Ayamama, Aleoni, Hasankeyf yok olmasın istiyor. Kastamonu’da, Rize’de kazandığı para İstanbul’da köprü yapılmasın, Muş’ta kazandığı Ankara’da Dünya’nın en bilmem kaçıncı şeyi olmasın istiyor. İşte HDP bu taleplere gerçek anlamda cevap olacak partidir. Güncel siyaset de bizim için bunu açıkça ortaya seriyor. Öyle olmasa AKP barajı niye koysun? Barajı kaldırsın, üç yıl çekmez siyaset sahnesinden çekilir. Çünkü bunların işi rantla, ayakkabı kutularıyla.

“SANDIĞA GİTMEYENLER KENDİMİZİ GÖZDEN GEÇİRME FIRSATI SUNDU”

Yerel seçimlerde Hakkari genelinde sandığa gitmeyen seçmenleri nasıl yorumluyorsunuz?

mirazcalli5.jpgBurada öncelikle bazı şeyleri açıklamak gerekiyor. İlk olarak açıkça söylemek isterim ki, Hakkari’deki sonuçlar bizi, Partimizi memnun etmeyen sonuçlardır. Her ne kadar çok büyük oranda seçmenimiz Partimizi desteklemişse de yaşanan oy kaybı üzüntü vericidir. Ancak şahsen beni bir yönüyle de memnun etti. ‘Hakkari serhildan yurdu’, ‘Hakkari kaledir’ diye diye bu sonucu aldık. Halkımız hafif bir uyarıyla kendimizi gözden geçirme fırsatı sunmuştur bize. Bu nedenle halkımıza şükran borcumuz vardır. Biz bu sonuçlardan alacağımız dersleri aldık, özeleştirimizi halkımıza her fırsatta sunuyoruz.

Ancak bazı durumlara açıklık getirmek gerekir. Bilhassa seçim öncesi muazzam bir dedikoduyla bazı ailelerin, bazı aşiretlerin, bazı kesimlerin sandık başına gitmeyeceğine ilişkin propagandalar yapıldı. Seçim günü geldi. Alınan sonuçlar bunların nasıl sistemin aramıza sokmaya çalıştığı kirli söylemler olduğu ortaya çıktı. Zira ortada söylendiği gibi ne bir boykot, ne bir tepki oldu. İl Seçim Kurulundan alınan sonuçlar da ortadır. Hiçbir zaman yüzde yüz olmayan seçime katılım oranını niye herkes sandığa gelmedi diye politika malzemesine dönüştürmek hangi insafa sığar? O zaman biri de şunu sorsun: Son üç yılda kaç Hakkarili hapse girdi, kaçı siyasi soykırım operasyonları nedeniyle yurt dışında, kaçı özgürlük hareketine katıldı? Biz Partimize öyle ya da böyle oy vermeyen, bize tepki göstererek sandık başına gitmeyen her yurttaşımızın ayağına gideceğiz. Ancak ne yazık ki birileri beddua etmekten fırsat bulduğu zamanlarda dedikodu yapıyor. Bunu da Halkımız gayet iyi bilmektedir.

ESNAFLARIN KEPENK KAPATMA TEPKİSİ

Gever ilçemizde esnaf ve tüccarın toplumsal olaylardan olumsuz etkilendiği yönünde düşünceler öne çıkıyor, bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Bu düşünceleri ben de paylaşıyorum. Yakın zamanda bu yönde şikayetler aldık. Açıkça söylemek istiyorum biz örgütlü olmayan hiçbir eylemi, hele ki esnafımıza, canımıza, ciğerimize zarar veriyorsa kabul etmiyoruz. Bunu daha önce toplantılarımızda, mitinglerimizde de söyledik. Hakkari esnafı, tüccarı fedakardır, garibandır. İşçilerimizin maaşlarını almadıkları dönemde yıllarca veresiye satış yapanlar, her fırsatta özgürlüğü için bedel ödeyenler de onlardır. Biz Parti olarak mevcut sıkıntıların nereden kaynaklandığına ilişkin araştırmalar yapmak üzere bir komisyon oluşturduk. Gençlik teşkilatımızla toplantılar aldık. Bazıları yapılan her yanlışlığı Partimize yüklemek alışkanlığından olsa gerek bu eylemler için gençliğimizi sorumlu tutmaktadır. Fedakar, yiğit gençliğimiz şehitlerinin ödediği bedellere elbette sahip çıkacaktır. Ancak gençliğimizin hiçbir eylemi spontane, bireysel değildir. Anadilde eğitim, karakollara karşı yaptığımız eylemlere yapılan saldırılara da kendimi koruma, meşru müdafa çerçevesinde gerekli cevabı Hakkari halkı olarak her yerde vereceğiz.

Ancak Gever halkını buradan uyarmak isterim. Sistem Partimizle halkımızı karşı karşıya getirmeye çalışmaktadır. Hiçbir şey yokken bir TOMAyla gelip kahvede oturan insanlara su sıktıktan sonra gaz bombası atıp kaçmaktadır. Bunu gören esnafımız da kepenklerini indirmektedir. Yedi yaşında bir çocuğun attığı taşa on araçla gidip halkımızı rahatsız etmekte, sonra da bunun dedikodusunu yapmaktadır. İşte bunlar, bu kirli politikanın eseridir.

mirazcalli6.jpg

HAKKARİ’DE ARTAN FUHUŞ, TECAVÜZ VAKALARI

Hakkari merkez ve ilçelerinde artan fuhuş, tecavüz ve kadına yönelik şiddet olaylarının nedeni ve çözüm önerilerinizden söz eder misiniz?

Sistem, egemenler Hakkari’de silah yoluyla yapamadıklarını bu tür yollara başvurarak elde etmeye çalışmaktadırlar. Yakın zamanda Stêrk TV’de yayınlanan Örümcek Ağı programında devletin fuhuşu, uyuşturucuyu nasıl Hakkari’de yaygınlaştırmaya çalıştığını görmüşsünüzdür. Bize de hemen her hafta bu konuda şikayetler, ihbarlar gelmektedir. Hakkari’nin bazı mekanlarını mesken belleyen bazı şereften yoksun insanlar esasen sistemin bir aracından başka bir şey değiller. Biz bu insanları ve içinde bulundukları çevreleri, sistemle ilişkilerini gerekirse teşhir edeceğiz. Zaten Kadın Hareketimizin, belediyelerimiz bünyesinde çalışmalar yürüten kadın merkezlerinin bu alandaki planları mevcuttur.

“HALKIMIZI KENDİ KADERİNİ TAYİN ETMEYE DAVET EDİYORUZ”

Sayın Çallı son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Önümüze koyduğumuz, yakın zamanda gerçekleştirmeyi planladığımız bazı projelerimiz var. Bunların başında içinde akademi, konferans salonu, eğitim destek evlerinin olduğu il ve ilçe binaları yapacağız. Mahallelerde taziye evleri, halk evleri açmak da bu projeler arasında. Tüm halkımızı demokratik özerkliği inşa edeceğimiz bu günlerde bu projeler ve meclis çalışmaları için destek sunmaya, kendi kaderini tayin etmeye davet ediyoruz. Teşekkürler.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum