Botan: Yüksekova'da çok sayıda ev ve iş yeri tahrip edildi!

Sokağa çıkma yasağının başladığı ilk günden bu yana Yüksekova’da bulunan HDP Van milletvekili ilçede yaşananlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

YÜKSEKOVA HABER 

HAKKARİ - Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 13 Mart’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı 27’inci gününü geride bırakırken, ilçede bulunan HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, Yüksekova’da yaşananlara ilişkin Yüksekova Haber’e açıklamalarda bulundu.

Botan, sokağa çıkma yasağının başladığı ilk günden beri mahallelerin tanlar ve toplar ile dövüldüğünü, zaman zaman çatışmaların yaşandığı ilçede çok sayıda ev ve iş yerinin tahrip edildiğini söyledi.

Hendek ve barikatların olmadığı mahallerde de tahribatlar olduğuna dikkat çeken Botan, çarşı merkezinde bir çok işyerinin kepenk ve camlarının kırıldığını, bunun da art niyetle yapıldığını savundu.

Şemdinli, Dağlıca ve Esendere ile çevre köylerin tamamında hayatın durma noktasına geldiğini ifade eden Botan, oldukça zor durumda olan vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çektiğini belirtti ve bu insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için İran’a mı Irak’a mı gitsinler? diye sordu.

Halktan gelen talepleri iletecek muhatap bulamadıklarını anlatan Botan, vali ve ya kaymakamı aradıklarında sekreterlerinin telefonlara çıktığını onların da ‘Şuan müsait değiller daha sonra dönüş yapacağız’ deyip bir daha kendilerine dönüş yapılmadığını kaydetti.

'O AÇIKLAMALARDAN SONRA YÜKSEKOVA'DA ONLARCA BİNA ATEŞE VERİLDİ'

Cumhurbaşkanı’nın ‘Binaları yok edin’ şeklindeki beyanatlarının PKK ile mücadelenin çok ötesinde bir duruma tekabül ettiğini kaydeden Botan, “Bu açıklamalar ile Kürt halkına devletin katliamcı zihniyetini hatırlatmaya çalışıyorlar. Kürtleri katliamlar ile terbiye etmeye çalışıyorlar. Bu açıklamalardan sonra Yüksekova’da onlarca bina ateşe verildi. Bunu çatışmaların olmadığı mahallelerde de yapıyorlar” dedi.

'PSİKOLOJİK SAVAŞINIZ İÇİN ATRİSLİK FLİMLER ÇEKECEĞİNİZE...'

Botan şunları söyledi:

Yüksekova’ya savaş muhabirlerini gönderip psikolojik savaşınız için artistik filmler çektireceğinize bırakın biz halkın milletvekilleri olarak o mahallelere gidip oralarda neler yaşandığını görelim. Tabi eğer orada üstü örtülecek bir suçunuz yoksa.

Bugüne kadar 25 kişi gözaltına alındı bunlardan 9’u tutuklandı. Gözaltına alınanlar ciddi bir hukuksuzluk ile karşı karşıya kalıyorlar. Hiçbir hukuki destek almaksızın ağır işkencelere maruz kalıyorlar. Sonra tutuklama ve cezalara hukuki kılıf hazırlamak için SEGBİS üzerinden savunmaları alınıyor. Barolar bu konuda harekete geçmelidir. 

'BÖLGENİN TARİHSEL VE KÜLTÜREL DOKUSU YOK EDİLİYOR'

Bölgenin tarihsel ve kültürel dokusu yok ediliyor. Ekonomisi çökertiliyor. Bir vatandaşın uzun yılar emek vererek yaptığı evi içindeki eşyalar ile birlikte yok ediliyor. Bu insanların tekrar bu yaşamı kurma şansları yok.

Esnaflar için çok önemli bir sorun var sigorta primini ödeyemiyor, banka borcunu ödeyemiyor. Çek ve senetlerini ödeyemeyecek durumda. Yıllar önce kurulan dev bütçeli şirketleri batmış durumdalar.

Fakat devlet sadece TOKİ aracılığı ile neler yapacağını gündeme getiriyor. Devlet bu sorunları çözmek için bir düzenleme yapıp yapmayacağını söylemiyor. Bir sicil affını gündeminize alacak mısınız? Bir vergi affı düşünüyor musunuz? Esnaf batmış bu bir afettir. Yasaklı ilçeler afet bölgesi ilan edilmelidir. Tek düşündükleri ben yaktım yıktım. Biz devletiz güçlüyüz. Canınızı da alırız malınızı da alırız diyorlar.

'GÖÇ EDEN İNSANLAR İÇİN TEK BİR ÇADIR KURDUNUZ MU?'

İnsanların sadece evleri yakılıp yıkılmıyor, bütün hayatları yıkılıyor. Suriye’de göç eden insanlara verdiğiniz yardımı, yasaklar nedeniyle yerlerinden göç eden insanlara verdiniz mi?

Kızılay, AFAD ve diğer bakanlıklar nerede 200 bine yakın kişi göç etmiş bu insanlar için kurduğunuz tek bir çadırınız var mı? Tek bir ilaç verdiniz mi?

Türkiye haklarına bölgede yaşanan hukuksuzluklar karşısında seslerini çıkartmalıdır. Yaşananlar birlikte yaşama iradesini ortadan kaldırıyor. Sivil toplum örgütleri sorumluluklarının gereğini yerine getirmelidir.

Herkes bu katliamlar karşısında seslerini yükseltmelidir. Yıkıma dur mitingleri yapılmalıdır.