Beştaş: 1994’te attınız ama daha güçlü geldik

Meclis’te konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Bugün bizim Meclis’ten atılmamızı oyluyorsunuz. 1994'te attınız, daha güçlü geldik. Bizi atarsanız, emin olun çok daha büyük bir güçle bu Meclis’e geleceğiz” dedi.

AKP’nin Anayasa değişikliğine teklifinin görülmesine dair ikinci maddenin oylamasına ilişkin görüşmelerde HDP Grubu adına Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş söz aldı.

Beştaş, teklifin Anayasa'ya aykırılık boyutunun çok tartışıldığını belirterek, bu teklifin "dokunulmazlıkların tümünü kaldıralım" gerekçesinin hiçbir karşılığının olmadığının herkes tarafından bilinmesi gerektiğini söyledi. Maddenin gerekçesinden yapılan konuşmalara, basına verilen demeçler ve değerlendirmelerle sadece HDP’nin hedeflendiğini söyleyen Beştaş, bu konuda iki örnek verdi. 

HDP’nin fezlekeleri 2015’te 213 iken bugün 405’e çıktı

Beştaş’ın verdiği örneklerden birisi HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak hakkında düzenlenen fezlekenin 2007 tarihine işlendiği iddia edilen bir fiille ilgili olarak düzenlendiğini ve Meclis’e bu hafta yeni geldiğini aktardı. 

Beştaş, 2015 ve öncesinde HDP’ye ait dokunulmazlık dosyası sayısı 213 iken bugün 405’e yükseldiğini dikkat çekerek, yargıya verilen talimatlar ve işleyiş gereği HDP milletvekilleri hakkında hukuk ve ceza yargılamasıyla, suçla ilgisi olmayan yüzlerce fezlekenin Meclis’e geldiğini, ciddi bir iddia taşıyan hiçbir fezleke olmadığını söyledi. 

‘Yargınıza güvenmiyoruz’

Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dokunulmazlık kaos siyasetinden beslenenler için bir propaganda malzemesine dönüştü. Biz dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı değiliz. Önerimiz ortada, hepimiz, dilekçe verdik ve bunun arkasındayız ama biz sizin inşa ettiğiniz yargıya güvenmiyoruz. Çünkü, milletvekillerinin halka hizmet, halkı temsil etme görevi uygulanacak tedbirlerin yasama süresince uygulanmamasını gerektirir ve bu konuda teklifimiz çok açıktır. Yargıtayın ilgili dairesinde tek tek yargılanmak üzere bu dokunulmazlık teklifimiz de tekrar yinelediğimizi ve bu konuda hiçbir olumlu yanıt almadığımızın da altını çizmek isteriz.” 

Ortada bir senaryo var. Yazan, yöneten, oynayan, her şeyi yapan bir parti var ve buna da diyorlar ki: ‘Bu senaryoya siz de figüran olun.’ Asla olmayacağız. Dünyanın en soğuk olduğu zaman dilimi, güneşin doğmak üzere olduğu zamandır; en karanlık zaman, aydınlığın gelmek üzere olduğu zamanlardır. Hegel'in de dediği gibi ‘Minerva'nın baykuşu ancak alacakaranlıkta ötmeye başlar.”

‘Halkın bir fiskesiyle yıkılırsınız, feleğiniz şaşar’

Bizi Meclisten atmaya çalışıyorsunuz ama bu bizi güçsüz kılmıyor aksine her zamankinden daha güçlüyüz. Gelecek olan aydınlık günlerin habercisiyiz biz. Korkması gereken asla bizler değiliz, sizlersiniz. Zaten korkmasaydınız, önünüzde engel olarak görmeseydiniz aylardır kara propaganda yapmazdınız. Korku ve şiddet ortamından kaynaklanan güç gösterileriniz sizi güçlü kılmıyor, bunu böyle bilin. Halkın bir fiskesiyle öyle bir yıkılırsınız ki feleğiniz şaşar. Tarih bunun örnekleriyle doludur.

‘1994’te attınız, daha güçlü geldik’

Bugün bizim Meclis’ten atılmamızı oyluyorsunuz. 1994'te attınız, daha güçlü geldik. Bizi atarsanız, emin olun, çok daha büyük bir güçle bu Meclise geleceğiz, bundan hiçbir kuşkunuz olmasın. Hesap verecek olan biz değil, sizsiniz. Bizim gözümüzde ve yüzümüzde asla bir korku ifadesi görmeyeceksiniz çünkü biz yaptıklarımızın haklılığına sonuna kadar inanıyor ve bu davayı sonuna kadar savunacağız. 

Menderesleri, Deniz Gezmişleri anarken verilen oyları da tartışıyoruz. Bugün düşünmek zamanı diyorum.”