Beko: TOMA gönderenlere karşı birleşmeliyiz

10 Ekim Ankara katliamına ilişkin açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, "Bizi hedef alan bombaların ardından yaralılarımıza ambulans yerine, üzerimize TOMA'lar gönderenlere karşı birleşmeliyiz" mesajını paylaştı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko,10 Ekim Ankara Katliamı'nın birinci yıldönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. 

"Katiller kaybedecek emek-barış-demokrasi kazanacak" ifadeleriyle başlayan açıklamada, Beko, 10 Ekim 2015'te DİSK-KESK-TMMOB-TTB tarafından düzenlenen Emek-Barış-Demokrasi mitinginde yaşamını yitirenleri bir kez daha andığını kaydetti. Beko açıklamasında, "Bizi hedef alan bombaların ardından yaralılarımıza ambulans değil, üzerimize TOMA'lar gönderenlere karşı birleşmeliyiz. Adı, sanı, eşkali belli olan bombacıları Ankara'nın göbeğinde kendilerini patlatana kadar yakalamadıklarını itiraf edenlere karşı birleşmeliyiz" ifadelerine yer vererek mücadele mesajı verdi.

'Savaşlar ve çatışmaların bedelini işçiler öder'

10 Ekim katliamı ile ilgili hiçbir sorumlunun hesap vermediğini hatırlatan Beko, "Ya biz, ya kaos" diyerek ülkeyi bir ateş çemberine atanlara karşı da bileşilmesi gerektiğini anlattı. Yaşanan çatışmalı ortamı değerlendiren Beko, "Savaşlar ve çatışmaların bedelini işçiler, emekçiler, yoksullar öder. Savaşlarda işçilerin, emekçilerin, yoksulların çocukları ölür. İşte bu yüzden ülkemizde ve bölgemizde savaşları kışkırtanlara karşı mücadele etmek işçi sınıfının bir görevidir" dedi. Beko, hükümetin çatışmalı süreci ve darbe girişimini başkanlık rejimine geçmek için fırsat olarak kullandığını söyledi.

'Darbecilerin yapamadığı her şey KHK'lar ile yapıldı'

Beko, darbe girişimi sonrasında yaşananları ise, "Darbecilerin yapamadığı her şey OHAL ve KHK'lar ile yapılmaya başlandı. Emeğe, demokrasiye ve barışa yönelik darbeler gündeme getirildi. Bombalanan Meclis güçlendirileceğine daha da işlevsizleşti, belediyelerde seçilmişlerin yerine yandaşlar atandı, gazeteler/radyolar/televizyonlar susturuldu, barış isteyen akademisyenler ve öğretmenler görevden uzaklaştırıldı, emeğin hakları budanırken hak araması engellendi, hukuk ve temel insan hakları tamamen rafa kaldırıldı" sözleriyle dile getirdi.