1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Bakan Ala: 'Polisin ağır silahları olacak'
Bakan Ala: 'Polisin ağır silahları olacak'

Bakan Ala: 'Polisin ağır silahları olacak'

İçişleri Bakanı Efkan Ala, "Polisin ağır silahları da olacak. Vardı daha önce, 28 Şubat’ta aldılar” dedi.

A+A-

İçişleri Bakanı Efkan Ala, katıldığı TV programında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Bakan Ala, özetle şunları söyledi:

“35 bin kişinin branş değiştirme, organize suçlar, istihbarat, terörle mücadele buralardaki bütün personel değiştirildi. Terörle Mücadele Daire Başkanımızı Allah’tan şifalar diliyorum; yiğit mert bir kardeşimizi Jandarma Genel Komutanlığında üs olarak kullandıkları yere çağırıyorlar. Orada ellerini kollarını bağlayarak iki kurşunla başından vuruyorlar. Kim vuruyor? Bir yıl önce tayinini çıkardığımız ama Jandarma Genel Komutanlığı’nın ‘yıllardır beraber çalışıyoruz, o kadar da kötü biri değil, burada dursun’ dediği kişi, Albay. Oradaki işleri organize eden de o”

“Adamı bir yerden bir yere gönderiyorsunuz, imkanı elinden alıyorsunuz. Çünkü devletin imkanı onun elinde kaldığı sürece devleti dinlemiyor. Birileri bu örgüt adına görevli gibi hissediyor kendini ve talimatı aldığı an harekete geçiyor. Bir yüzbaşı Jandarma Özel Harekat biriminde, oradaki Özel Harekat’tan da üst kademede görev yapan birisi. Oradan bir yüzbaşı diyor ki ifadesinde: ‘Bana soyadını bilmediğim Osman adında birisi Tandoğan’da verdi. Falanca gün şu olacak. Hazırlığınızı yapın.’ Soyadını bile bilmiyor. Hücre şeklinde organize olmuşlar."

“Jandarma ve Sahil Güvenliği tamamen İçişlerine bağlıyoruz”

“Jandarma ve Sahil Güvenliği tamamen İçişlerine bağlıyoruz; bu aynı zamanda gücün bölünmesi demek. Bunları azımsamamak gerekiyor. 17-25 Aralık’tan sonra biz o İç Güvenlik Paketi’ni çıkarmasak, oradaki değişiklikleri yapmasak, kurumsal demokratikleşme yönündeki değişiklikleri yapmasak, Allah muhafaza çok ağır bedeller ödenebilirdi. Burada kişisel inisiyatiften çok, kurumsal açık, sistemin zafiyeti var, Türkiye’de sistem açığı var. Bir elde güç temerküzü olursa, orayı orada bulunan insanlar kötüye kullanmasa bile, orayı ele geçirmek için uluslar arası bazı odaklar, içeriden bazı odaklar, bazı maşaları kullanarak ya da doğrudan ele geçirmeye çalışabilirler. Çünkü orayı ele geçirdiklerinde sistemin tamamını ele geçiriyorlar. İngiltere’de, Amerika’da nereyi ele geçireceksiniz ki darbe yapasınız. Orada öyle bir imkan yok. ‘Şurayı alırsam, memleketin yönetimini ele geçirebilirim’ diyebileceğiniz bir odak yok. O bakımdan, o odakların güçlerinin dağıtılması çok önemli” ifadelerini kullandı.

“Bu nasıl olur: Biz birtakım şeyleri biliyoruz ama bazıları anayasal olarak tanımlanmış, değiştiremiyorsunuz. Amerika’da mesela kuvvet komutanları ayrı ayrı başkana bağlıdır, donanma komutanı ayrıca bağlıdır. Oradaki bir kurmay başkanı danışman statüsündedir. Bizde de tek yerden emir alan ama emir verdiği zaman her yere hüküm eden bir yapı olmamalıdır. Bu yapı değişik yerlerde olur. Mesela kuvvet komutanları, Genelkurmay Başkanlığı yeniden yapılandırılır. Okullar neden orada? Okulların insan kaynağını Milli Savunma Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, başka bir yer yetiştirir sunar. Milletin çoluğu çocuğu liselere, üniversitelere gidiyor, alırsınız oradan yetiştirirsiniz. Başka ülkelerde de burada. Demokratik ülkelerde sistemi açarsınız, işler artık normal rayında yürür, kimsenin hayalinden bile geçmez böyle şeyler. Orada yapısal değişikliğe ihtiyaç var. Şimdi Jandarma ve Sahil Güvenliği ayırıyoruz mesela. Jandarmada ve Sahil Güvenlik’te generallerin terfisi ve tayinleri yine kararnameyle olacak, YAŞ’a girmeyecek. YAŞ, adı üstünde şura. Kanunlara bakarsanız normalde tavsiyede bulunur. Ama bizim sistemin kuruluşu itibariyle tepesinin üstünde duruyor sistem. Kanunda ‘tavsiyede bulunur’ yazan yetkinin tamamını kullanıyor, ‘yetkili’ yazan da formalite haline gelmiş. Yine üçlü kararnameyle atanıyor fakat kararname olmuş formalite YAŞ olmuş esas. Tepesinin üstüne duruyor sistem.”

“Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ve TBMM’ye hava savunma sistemlerini sevk ettik”

“Beni MİT Müsteşarımız ve Emniyet Genel Müdürümüz gece aradı. ‘Meclis’i de, Külliye’yi de bombalıyorlar’ dediler. Ben tekrar MİT’i ve diğer bir iki birimi aradım. Acaba kimde bunları durdurabilecek malzemeler, hava savunma sistemleri olduğunu sordum, oradan sevk ettik. Hem Külliye’ye hem Meclis’e sevk ettik. Bu sefer onlar durumun ciddiyetini anladı. Daha sonra oraları terk ettiler. Bu onların tahmin ettiği bir hareketti. Böyle bir rezil durum… O anda kararları çok ani ve kararlı şekilde vermelisiniz. TRT’yi işgal ediyorlar, Jandarmanın karargahı işgal edilmiş, Kara Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanlığı işgal edilmiş durumda."

“MİT bize haber vermeliydi”

“Saat 16.00 sularında MİT haberi almış. Kendisinin ifadesiyle, bunu hemen Genelkurmay’a bildirmiş. ‘Acaba bu doğru mudur, değil midir’ diye bir değerlendirme yapılmış. Bütün bunları değerlendirip, ondan sonra ‘evet bu bir darbe girişimidir’ denirse bize haber verilecek. Orada bir feraset bağlanması diyelim, başka türlü bir bilgiyle izah etme imkanımız şuanda yok. Eğer bu sonucu görseydi bize bildirirlerdi. Şuan itibariyle samimiyetini sorgulayacak bir bilgimiz yok. Bize haber vermeliydi, Sayın Cumhurbaşkanımıza, sayın Başbakanımıza haber vermeliydi. Demek ki haber verecek kadar bir değerlendirmeyi tamamlayamamış."

“Polisin ağır silahları da olacak”

“Polis kendi kullanacağı kadar ağır silah edilecek. Bir şey olup da olmamış gibi davranmak bizim politikamız değil. Güven ve inanmak işin bir kısmıdır. Öyle bir düzenleme yapacaksınız ki güvenilmeyen insan bile bir şey yapamayacak. Kötü niyetli birileri gelse bile, kötü niyetlerini gerçekleştirilemeyeceği sistemi getireceksiniz. Polisin ağır silahları da olacak. Vardı daha önce, 28 Şubat’ta aldılar. Niye almışlar; sanki bu ülkede 12 Eylül olmamış, sanki 71, sanki 60 olmamış. Herkes artık sorunu kilimin altına itmeyi politika olmaktan çıkardı. Böyle bir problemimiz var. 31 Mart vakasından beri bu millet kaç darbe yaşadı. Burada karşımıza aldığımız, her seferinde asker üniforması içerisine girebilen ya hain oluyor, ya teröristler oluyor böyle, ya başka niyetteki kimseler oluyor; bunların Türkiye’ye zarar vermesini önleyecek güç dengesini kuracaksınız."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.