Bahçeli'den öz yönetim yorumu: Yılanın başı küçükken ezilmelidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye milli ve üniter bir devlettir. Öz yönetim bölünme ve ayrılmadır. Yılanın başı küçükken ezilmelidir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şöyle: 

"Biz bu 63’lüklere akılsız dediğimiz zaman bizi eleştirenlere, sözde akillerden birisinin ‘Biz aklımıza filan kullanmıyorduk, konu mankeni gibiydik’ dediğini hatırlatmak isterim. AKP-PKK işbirliğinde bulunan, yedi bölgeye sevkiyatı yapılan 63 adamdan eser yoktur. Şehit gelmiş, vatan gitmiş, Suriye ve Irak’a dönmüşüz, bunlar için önemsizdir. Fakat sıra PKK tezlerinin anlatılması safhasına geçtiğinde bunların öne çıkmaları, özgürlük ve demokrasi elçileri kesilmesi süpriz sayılmamaldır.

PKK şu anki gücüne kavuşmuşsa bunun suçu AKP’dir. Silahlanmasına göz yummuş sonra da çark edip eleştirmiştir. 11 Temmuz’da sözde ateşkesi bitirmiş, sözde devrimci halk savaşını başlatmıştır. AKP’nin tek başına iktidarı kaybettiği zamanda PKK saldırılarını yoğunlaştırmıştır.

Türkiye, 7 Haziran’dan sonra kumpas ve komplolara mahkum edilmiştir. Ülkemizin düzlüğe çıkmaması için oyun planlanmıştır.

Biz hayır demesini de evet demesini de iyi biliriz. Türk milletinin yararına, Türkiye’nin menfaatine itirazlarımız hayırcılıkla suçlanıyorsa evet hayırcıyız. Hayır’da hayır var diyoruz.

"Bize 2015 yılının kaybedeni diyenlerin alayı halt etmişlerdir"

Türkiye kötü yönetiliyor, vatandaşarımıza aş ve iş sorunları dayanılmaz seviye dediğimizde hayırcı korosu iştahla çalışıyordu. Biz, haramzadeler götürüyor derken onlar ‘hayırcı’ diyordu. Bedeli ne olursa olsun sonu nereye varırsa varsın, MHP’nin varlığıyla hakkıyla sahiplendik. Dava hukukunu herkese karşı müdafa ettik. Millete verdiğimiz sözleri unutmamızı isteyenler hayal kırıklığı yaşadılar. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatacak en ufak bir karakter kırılması yaşamadık. Kamu araştırması yaptırıp bize 2015 yılının kaybedeni diyorlar, bunların alayı halt etmişlerdir! 

Türk milleti 140 yıldır anayasa tartışmalarına şahit olmaktadır. Ne var ki herkesin benimsediği görüş hala bulunmamıştır. Farklı dönem ve tarihlerde bu kronik anlaşmazlık olgusu tekrar gündeme gelmektedir.

Daha önceden kabul edilen 60 maddenin aynen korunması konusunda anlaştık. Anayasalar zamanın ruhuna, beklentilerine, değişen çapa, toplumsal direnişlere cevap vermeli.

AKP heyetine çekinlerimize de söyledik. Sivil anayasa yapılamsını sitemekedir. Başkanlık sistemine geçilmesine önermektedir. 1982’de olduğu gibi sivil olması için bir anayasanın, siviller tarafından polması önemli değildir. Yine 82 anayasasının halkın yüzde 90’ını aşan bir oylamalayla kabul edildiği untulmamalıdır. 

Yüksek bir katılım ve halk desteğiyle yazılacak, kuvvetler ayrımını tam anlamıyla özümsemiş bir anayasa için hareket şarttır.

Biz kimliksiz değiliz ki kimlik bulalım. Biz köksüz değiliz ki varlığımızı tanıyalım. Bu yersiz söze karşı diyorum ki Türkiye’nin kimliği anayasa ile değil kültürel mirasla düğümlenmiştir. 

Öz yönetim tartışmaları

Bir tarafta yeni anayasa ve başkanlık sistemi konuşulurken dış destekli YGP terörü Fırat’ın batısına geçmiştir. YGP’nin Fırat’ın batısına geçerse gereği yapılır diyen Erdoğan ve Davutoğlu sözlerini yemek zorunda kalmıştır.

2012 yılından beri bu yasanın mahsurlarını, sakıncalarını anlatmamıza rağmen AKP’nin bu kadar ağır sonuçtan sonra bizimle aynı noktaya gelmiş olması yetersizdir. Kandil’in TBMM’deki ele başları, DTK’da özyönetim ilanı yapmışlardır. Özünde kan ve cinayet bulunanların öz yönetim teklifleri cezasız bırakılmamıştır.

Demirtaş, ayrı bir devletten bahsetmiştir. Erdoğan dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili bir tarıtşma başlatmıştır. Deneyimlerinizi iyi biliyoruz. 2012 yılında BDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldıracağını söyleyen Erdoğan, kısa süre sonra unutmuştur. Erdoğan, HDP’lilere hakaret ettiği her dönemde terör örgütleriyle masaya oturmuştur. Erdoğan ve Davutoğlu’nun bölücülerle yeni bir müzakere sayfası açmasından kuşkuluyuz.

Erdoğan ki 30 Mart 2013’te katıldığı toplantıda “Kürdistan, Lazistan eyaletleri var” sözleri hafızalara kazınmıtşır.

AKP’nin ve Saray'ın öz yönetimden rahatsız olması mümkün değildir. Yeni anayasa pazarlıklarını kızıştırmak için midir? AKP, PKK ile görüşmekte midir? Hepsinden önemlisi dehşet dolu günler, özyönetimle temellenmiş başkanlık sisteminin hazırlanmış bir yolu mudur?

HDP'lilerin doknulmazlıklarının kaldırılması için AKP'nin önünde bir engel yoktur. Buyursunlar TBMM’de bu sorunu kökten çözelim, Erdoğan ve Davutoğlu’nun yeni anayasa vesilesiyle milletimizin ve devletimizin tarihinden vazgeçecek kadar esnememişse bu Türkiye düşmanlığı kimsenin yanına kalmayacaktır. Türk milletinden dönecektir. Türkiye milli ve üniter bir devlettir. Öz yönetim bölünme ve ayrılmadır. Yılanın başı küçükken ezilmedir."