Avrupa Konseyi: OHAL Yerine “Olağan” Hukuk

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Muižnieks, Türkiye’de OHAL’in insan haklarına etkilerini irdeleyen bildirisinde, OHAL’in kaldırılarak olağan hukuk kurallarına dönülmesi gerektiğini altını çizdi.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muižnieks, “Türkiye’de Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlerin İnsan Hakları Etkileri” konulu memorandumu açıkladı.

Muižnieks raporunun, OHAL ilanı ardından insan hakları uygulamalarının ve tedbirlerin kapsamlı bir değerlendirmesi olmadığını, daha çok insan haklarının korunması bakımından olağan duruma geçişi kolaylaştıracak öncelikli meseleleri öne çıkardığını belirtti.

Muižnieks bildirisini, “Türkiye’nin güneydoğusundaki terörle mücadele operasyonlarının insan hakları üzerindeki etkisini ve ifade özgürlüğü ile medya özgürlüğü gibi insan hakları konularıyla ilgili ek bir memorandum ile tamamlamayı planladığını” ifade etti.

Memorandum nasıl hazırlandı?

Nils Muižnieks, Nisan ayındaki Türkiye ziyaretinin ardından bu bildiriyi hazırlarken, 15 Temmuz darbe girişimi gerçekleşti.

Bunun üzerine Muižniek, “demokratik güçler ile dayanışmasını şahsen iletmek ve ilan edilen olağanüstü hal altında gerçekleşen insan hakları ile ilgili uygulamalara dair güncel bilgi almak” amacıyla Eylül ayında ikinci bir ziyarette bulundu.

Bu memorandum, Muižnieks’in 27-29 Eylül 2016 tarihleri arasındaki Ankara ziyaretinin ardından hazırlandı.

Eylül ayındaki ziyaretinde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce ile görüştü.

Muižnieks ayrıca, Kamu Başdenetçisi ile diğer kamu denetçileri, muhalefet partilerinin temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile bir araya geldi.

Hukuk ve insan hakları ilkeleri hatırlatması

Bildirinin sonuç bölümünde şu değerlendirme ve öneriler yer aldı:

* Türkiye devleti yetkilileri için olağanüstü halin bazı fazlalıklarını sınırlandırma zamanının geldiğini düşünüyorum.

* Ağır insan hakları ihlallerine yol açan ciddi suçların işlenmiş olduğunun ve cezalandırılması gerektiğinin farkındayız. Kaygım daha ziyade Türkiye’de insan haklarının korunması ve yaygınlaştırılması sistemine yönelik.

* Hukuk kuralları ve insan hakları ilkelerinden sapma, suçlu olanın cezalandırılmasını hızlandırabilir. Ancak böylesi bir yaklaşım, izi ortadan kalkmayacak yaralar bırakır ve uzun vadede zarar verici olabilir.

* Teröre karşı en iyi panzehir, hukuka uygun usulleri kullanmak ve gerekçeli, akılcı yaklaşımın da dâhil olduğu insan hakları ve hukuk kurallarıdır.

* Şeffafflık, aceleciliğin yarattığı adaletsizlik ve mağduriyetten beslenmeyi ve bunu sömürmeyi gözeten gizli bir örgüte karşı en iyi silahtır.

* Bu nedenlerle Muižnieks, mümkün olduğunca erken bir zamanda olağanüstü hali kaldırarak olağan usullere ve güvencelere geri dönülmesinin aciliyetinde ısrar eder.