Ankara Katliamı’nda bacağını kaybeden Cafer Altun’la ‘Bir Adım At’

Ankara Katliamı’nda bacağını kaybeden 24 yaşındaki Cafer Altun’a protez bacak takılabilmesi için “Cafer İle Bir Adım At” kampanyası başladı.

10 Ekim Ankara Katliamı’ndan etkilenenlerle dayanışmak için kurulan sivil inisiyatif ‘On Ekim Dayanışması’, katliamda yaralanan Cafer Altun için bir dayanışma kampanyası başlattı.

Ankara’daki intihar saldırısında, 101 sivil hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Katliamda yaralananlardan biri de Cafer Altun’du.

Cafer Altun, patlamanın ardından öldüğü zannedilerek hastanede ayrı bir bölüme götürülmüş, nabzının attığı fark edilince bir dizi operasyonla hayata döndürülmüştü.

Patlamanın ardından işitme ve sağ gözünde görme yetisi zayıflayan Altun, sağ bacağını da kaybetti. Altun’un vücudunda halen şarapnel parçaları bulunuyor.

Dayanışma çağrısı

Cafer Altun’un ihtiyaç duyduğu protez için internette bir kitle fonlama kampanyası başlatan On Ekim Dayanışması, kampanya için hazırladığı çağrıda şunları söyledi:

“Cafer, hayattan ve öğretmenlikten vazgeçmedi. Yarım kalmış adımlarını tamamlayabilmesi için bir proteze ihtiyacı var. Diz kapağı eklemini yitirmiş olduğu için protezin özellikleri daha da önem kazanıyor. İhtiyaç duyulan hidrolik ve çipli protez Türkiye’de üretilmediğinden, parçaların yurtdışından getirilerek burada uzmanlar tarafından uygulanması gerekiyor. Bu protezin ve yapılacak işlemin toplam maliyeti, 26 bin dolar.

“10 Ekim Ankara patlaması ardında büyük yaralar bıraktı ve biz bu yaraları ancak dayanışmayla iyileştirebileceğimizi biliyoruz. Halen tedavisi süren ve dayanışmaya ihtiyaç duyan yüzlerce insan var. Ailelerin bir araya gelerek kurduğu On Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, yaraların sarılması için çabalıyor. Cafer’in de amaçlarından biri, On Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nde daha aktif görev alarak patlamadan zarar görenlerle dayanışmak.

“Her türlü desteğin birikerek büyük bir dayanışmayı öreceğini biliyoruz. Kötü günleri geride bırakabilmek için sizleri adımlarımızı birlikte atmaya çağırıyoruz.”