1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. 10 soruda Kuzey Kore'nin nükleer denemesi
10 soruda Kuzey Kore'nin nükleer denemesi

10 soruda Kuzey Kore'nin nükleer denemesi

Kuzey Kore, dün ilk hidrojen bombası denemesini gerçekleştirdiğini duyurdu. İşte, Kuzey Kore'nin dünyayı sarsan denemesiyle ilgili bilinmesi gerekenler...

A+A-

Kuzey Kore’den dün dünyayı ayağa kaldıran bir açıklama geldi. Dünyanın gözü İran-Suudi Arabistan arasında yükselen tansiyona çevrilmişken ilk hidrojen bombası denemesini ‘başarıyla’ gerçekleştirdiğini duyuran Kuzey Kore’ye, aralarında Rusya ve Çin’in de bulunduğu çok sayıda ülkeden tepki geldi.

Pyongyang ise, bunun dördüncü nükleer denemesi olduğunu belirttiği açıklamada, ABD’ye karşı nükleer programını geliştireceğini vurguladı. Uzmanlar, dün gerçekleştirilen denemenin, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un tüm dünyaya karşı gelmeye hazır olduğu mesajını taşıdığını belirtiyor.

Peki, bu nükleer deneme ne anlama geliyor?

İşte, 10 soruda Kuzey Kore’nin, gündemi Ortadoğu’dan Asya’ya çeken denemesiyle ilgili bilinmesi gerekenler...

HİDROJEN BOMBASI NEDİR?

ABD’nin 2’nci Dünya Savaşı esnasında Hiroşima ve Nagazaki’de kullandığı bombalardan çok daha kuvvetli olan ve hidrojen bombası olarak da bilinen termonükleer bomba, iki aşamalı şekilde patlıyor. İlk olarak nükleer füzyon reaksiyonu gerçekleşiyor, daha sonra ise nükleer füzyon reaksiyonu. Füzyon reaksiyonu, iki hidrojen izotopu olan trityum ve döteryumun füzyonuyla tetiklenen ikinci patlamaya yol açan x ışınları salıyor. Bu iki izotop birbirlerini geri püskürtse de, x ışınları bu itici kuvveti zayıflatıyor ve ikisinin birleşmesini sağlıyor. Termonükleer patlamaların bu denli yıkıcı olmasına neden olan da bu iki izotopun füzyonunun muazzam bir enerji salınımını tetiklemesi.

Nükleer füzyonda, atom çekirdeği, daha küçük iki elementin üretilmesi amacıyla ikiye bölünüyor ve sıklıkla serbest atomaltı parçacıklar ve enerji salıyor. Nükleer füzyonda, iki ya da daha fazla atom çekirdeği bir araya geliyor ve birleşiyor. Bu süreçte, kütlelerinin bir bölümü yüksek miktarda enerjiye dönüşüyor.

ATOM BOMBASIYLA ARASINDA NE FARK VAR?

Basitçe, patlamanın sağlandığı teknik süreç ve patlama gücünde fark var. Atom bombası füzyon kullanırken, hidrojen bombası bundan binlerce kat daha güçlü. Hidrojen bombası, özünde, tetik olarak işlev gören atom bombası içeriyor.  

Plütonyum temelli olan atomsal silahlar, plütonyumun daha küçük atomlara ayrıldığı ve muazzam miktarda enerjinin açığa çıktığı fizyon adı verilen süreci içeriyor. Hidrojen bombaları uranyumla yapılıyor. Büyük atomları ayrıştırmak yerine, atomsal silahtan yüzlerce kat daha güçlü nükleer kuvvet salınımı için küçük atomları birleştiriyor.

MİNYATÜRLEŞTİRİLMİŞ OLMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Uzmanlar, bombanın minyatürleştirilmesinin, füzeye konulabilecek kadar küçük çaplı olabilmesi nedeniyle önemli olduğunu vurguluyor. 9 Ekim 2006, 25 Mayıs 2009 ve 12 Şubat 2013’teki denemelerdeki cihazların füzeye uymayacak kadar büyük olduğu belirtilirken, önceki denemelerde kullanılanların uçaktan atılabilme özelliğini taşıyıp taşımadığına bile soru işaretiyle yaklaşılıyor. ‘Uluslararası barış ve güvenliğe tehdit’ olarak nitelendirilen dünkü denemeyle, Pyongyang’ın, füzeye yerleştirilebilecek, yaklaşık bir metre çapında ve bir tondan daha hafif bir nükleer silah geliştirmeye çalıştığı düşünülüyor.

GERÇEKTEN HİDROJEN BOMBASI MIYDI?

Kuzey Kore’nin duyurusunun ardından, Çin’de sarsıntıya neden olan patlamanın gerçekten hidrojen bombasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı tartışılmaya başlandı. Patlama nedeniyle yaşanan sarsıntının Çin’in kuzeydoğusu kadar uzak bir noktada da hissedildiği bilinirken, uzmanlar, hidrojen bombasının patlaması sonucu oluşan sarsıntının daha şiddetli olması gerektiğini belirtiyor. Kimi analistler bombanın 10-15 kiloton, kimileri ise 6-7 kiloton aralığında olduğunu söylerken, bunun, Kuzey Kore’nin 2013’teki denemesiyle aynı olduğunu vurguluyor.

Atom ve hidrojen bombaları arasında bir orta seviye olduğunu aktaran uzmanlar, söz konusu aşamada füzyon reaksiyonunun gücünü artırmak için küçük miktarda füzyon yakıtının kullanıldığını belirtiyor. Reuters’a konuşan nükleer uzmanı Joe Cirincione, konuyla ilgili, “Eğer Kuzey Kore normal bombanın içine hidrojen izotopu karıştırdıysa bunun hidrojen bombası olduğunu savunabilir. Ancak, bu, multi-megaton etki üretme kapasitesine sahip gerçek füzyon bombası değil” diyor.

Bunların yanı sıra, denemenin gerçekten hidrojen bombasıyla yapılmış olabileceği, ancak açıklananın aksine başarılı değil, başarısız geçmesi nedeniyle sarsıntının daha şiddetli olmadığı ifade ediliyor.

NEDEN ŞİMDİ DENENDİ?

Her ne kadar bu iddiaya şüpheyle yaklaşılması gerekse de, Cuma gününün Kim Jong-un’un 33’üncü yaş günü olduğunu hatırlamak gerekiyor. Ülkenin kurucusu Kim Il Sung ve Kim Jong Il yönetimlerinde de doğum günlerinde gösterişli ‘kutlamalar’ yapılıyordu. Bir diğer olasılık ise, denemenin, Kore İşçi Partisi’nin 36 yıl sonra ilk kez Mayıs’ta yapılacak ve merakla beklenen Yedinci Kongresi’ne hazırlık süreci için yapılmış olabileceği. Tokyo’da bulunan Waseda Üniversitesi’nden Kuzey Kore Uzmanı Toşimitsu Şigemura, Washington Post’a konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Kim Jong-un Mayıs’taki parti kongresinden önce mükemmel sonuçlara ihtiyaç duyuyor. Babası hidrojen bombası denememişti, ancak şimdi, kendisi denediğini söyleyebilir. Bu, onun için mükemmel bir sonuç” ifadesini kullanıyor.

BU DENEME SÜRPRİZ OLDU MU?

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Aralık’ta yaptığı açıklamada, denemenin sinyalini vermişti. Kim, ülkesini “egemenliği ve itibarını hatasız bir şekilde savunacak atom bombası ve hidrojen bombasını patlatmaya hazır, güçlü bir nükleer silah devleti” sözleriyle nitelendirmişti. Bundan önce ise, Kuzey Kore’nin Londra büyükelçisi, ülkesinin daha önce denediği nükleer cihazlardan ‘on kat daha güçlü’ silahlara sahip olduğunu söylemişti. Bunların yanı sıra, Kuzey Kore analiz sitesi 38 North, geçen ay Punggye-ri’de deneme amaçlı yeni bir tünelin inşasını gösteren uydu görüntüleri yayınlamıştı.

BM KARARLARI PYONGYANG’I DURDURUYOR MU?

Balistik füze teknolojisi geliştirmesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1874 sayılı kararıyla yasak olan Kuzey Kore’ye karşı Güvenlik Konseyi, 2006, 2009, 2012 ve 2013’te kararlar kabul etmiş ve Pyongyang’ın nükleer silah programını geliştirmek için ihtiyacı olan ekipmanı edinmesini engellemek amacıyla yaptırım uygulama kararı almıştı. Bu denemenin ardından da kınama ve yeni yaptırımların belirlenmesi kararı geldi. Ne var ki uzmanlar, daha önceki yaptırımların Pyongyang’ın nükleer programını geliştirmesine engel olmadığı gibi, bu kez de işe yaramayacağını belirtiyor.

ÇİN’İN TEPKİSİ NE OLACAK?

Uzmanlar, Çin’in denemeden önce haberdar edilmemiş olması nedeniyle Pyongyang’a sert tepki verdiğine dikkat çekiyor. 2013’te Çin’in BM’nin, Kuzey Kore’nin para transferini zorlaştıran yaptırım kararına destek verdiği bilinirken, Seul’da bulunan Yonsei Üniversitesi’nden öğretim görevlisi John Delury, Associated Press’e yaptığı açıklamada, Kuzey Kore’ye baskı uygulayabilecek ülkelerin başında Çin’in geldiğini söylüyor. BM’nin Kuzey Kore’ye karşı ‘etkisiz’ olduğunu ifade eden Delury, “Pekin’in ikili tepkisi, Çin’in BM Güvenlik Konseyi’nde yapacağı herhangi bir şeyden daha önemli. Şi Çinping, tahminen Kim Jong-un’dan ciddi derecede memnun değil, ancak nasıl davranacağını bekleyip göreceğiz” dedi.  BM yaptırımlarının yanı sıra, Çin’in uygulayacağı yaptırımlar ve birlikte yürütülen projelerin ve yatırımların askıya alınması da beklenenler arasında.

HANGİ ÜLKELERİN HİDROJEN BOMBASI VAR?

Hidrojen bombasına sahip olduğu bilinen ülkeler şöyle: ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin. İsrail, Hindistan ve Pakistan’ın da hidrojen bombasına sahip olduğu düşünülse de, yetkililerden konuyla ilgili bir doğrulama veya yalanlama gelmiyor.

KUZEY KORE NÜKLEER SİLAHLANMAYA NE ZAMAN BAŞLADI?

Kuzey Kore, nükleer silahlanmaya ülkenin kurucusu ve şimdiki lider Kim’in dedesi Kim Il-sung döneminde başladı. İlk olarak enerji üretimi odaklı nükleer araştırmalara Sovyetler Birliği’nden de destek geliyordu.  1974’te Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na katılan Kuzey Kore, 1985’te Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na katıldı. 1990’da Kuzey ve Güney Kore arasında başlayan nükleer silah müzakereleri, 1992’de, Nükleersiz Kore Yarımadası için Ortak Deklarasyon’la sonuçlandı.

1993’te Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’yla, ülkedeki nükleer tesislerin incelenmesi konusunda varılan bir anlaşmayı uygulamayacağını duyuran Pyongyang, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’ndan da çekileceğini açıkladı. Aynı yılın Haziran ayında ABD Pyongyang’la, Kuzey Kore’nin nükleer silah programını sonlandırmak amacıyla müzakerelere başladı.

1994’te Washington ve Pyongyang, Kuzey Kore’nin nükleer programını dondurması ve diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde adımlar atılması konusunda anlaştı. 1995’te ise ABD, Pyongyang’a karşı uyguladığı ekonomik yaptırımları hafifletti.

2002’nin Ekim ayında, Kuzey Koreli yetkililer gizli bir uranyum zenginleştirme programlarının olduğunu kabul etti. ABD, anlaşmalar kapsamında bu programın sonlandırılması gerektiğini vurgularken, Kore Yarımadası Enerji Geliştirme Örgütü, yakıt sevkiyatını durdurdu. Kuzey Kore ise Yongbyon’daki daha eski nükleer tesislerindeki dondurma kararını sonlandırdığını açıkladı.  

2003’te Kuzey Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın inceleme ekibini sınır dışı etti ve Yongbyon’da nükleer silahlarda kullanılmak üzere plütonyum çalışmalarına başladı. Ağustos’ta ABD’nin teklifi üzerine Pyongyang, Çin, Japonya, Rusya, ABD ve Güney Kore arasında yapılan müzakerelerin ilkine katıldı. Görüşmelerin ikinci ve üçüncüsüne de katılan Pyongyang, dördüncüsüne katılmayacağını duyurdu.

2005’te nükleer silahlara sahip olduğunu açıklayan Kuzey Kore, Mart’ta kendini nükleer silahlı devlet ilan etti. 2006’nın Temmuz ayında ise yedi balistik füze fırlatarak dünya çapında tepki çekti. Kuzey Kore, Ekim’de ise ilk nükleer denemesini yaptı. Denemenin ardından BM’den yaptırım kararı çıktı.

2007’de, petrol ve diğer yardımlar karşılığında Yongbyon nükleer tesisini kapatmayı kabul eden Kuzey Kore, ilerleyen aylarda nükleer programlarının ve tesislerinin listesini açıklamak konusunda Çin, Japonya, Rusya, ABD ve Güney Kore’yle anlaşmaya vardı. 2008’in Haziran ayında nükleer tesislerinin listesini Çin’e veren Kuzey Kore, 2009’un Nisan ayında Japonya Denizi’nin üzerinden Taepo Dong-2 tipi füze ateşledi. 25 Mayıs 2009’da ise ikinci nükleer deneme geldi.

Altılı görüşmelerden çekilen Kuzey Kore, 2010’da Güney Kore gemisi Cheonan’ı batırmakla suçlandı. 23 Kasım’da Kuzey Kore’nin, Güney Kore’nin Yeonpyong adasına ateş açması sonucu 50 kişi hayatını kaybetti.

17 Aralık 2011’de Kim Jong Il’in hayatını kaybetmesi sonucu, ülkenin liderliğine Kim Jong-un geldi. 2012’nin Şubat ayında ABD ve Kuzey Kore, Yongbyon uranyum zenginleştirme tesisindeki çalışmaların durdurulması, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın söz konusu askıya almayı incelemesi ve nükleer ile uzun menzilli füze denemelerini durduma konusunda anlaştıklarını duyurdu. ABD, bunun karşılığında ülkeye gıda yardımı yapılacağını açıkladı. 13 Nisan’da Kuzey Kore hava uydusu fırlatmayı denedi, ancak başarısız oldu. 12 Aralık’ta ise Unha-3’ü fırlattı. Bunun üzerine BM, yaptırımları genişletti.

BM’nin kararına tepki gösteren Pyongyang, üçüncü bir nükleer deneme yapacağını duyurdu ve 12 Şubat 2013’te bunu gerçekleştirdi. 2014’ün Mart ayında, Çin, Kore Yarımadası’nda savaş veya kaosa izin vermeyeceğini ve barışa giden tek yolun nükleerleşmeyi bırakmakla olacağını açıkladı. Kuzey Kore, Temmuz’da, Çin Devlet Başkanı Şi Çinping’in Seul ziyareti öncesi bir dizi füze denemesinde bulundu.

2015’in Eylül ayında, Kuzey Kore ABD’yi nükleer saldırıyla tehdit etti ve ana reaktörünün işlediğini vurguladı. Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun Hye, Kuzey Kore’nin dördüncü testi yapması durumunda “bedel ödeyeceğini” söyledi. Aralık ayında hidrojen bombasına sahip olduğunu açıklayan Pyongyang, bunun denemesini ise dün gerçekleştirdi.

NEŞE İDİL / RADİKAL

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.